Geçen Haftanın Önemli Gelişmeleri

ECB ihalesi piyasalarda önce pozitif algılandı sonra satış getirdi. Piyasaların moralini beklentilerden iyi gelen ABD verileri düzeltti…
 

Haftaya Fitch ve Moody’s’in Avrupa’ya yönelik kredi not açıklamaları ve K.Kore liderinin ölümüyle satıcılı açılan piyasalar, AB maliye bakanlarının telekonferansından ve Fed’den gelen haberlerle moral bozukluğu yaşadı. Liderler zirvesinde IMF’ye 200 milyar euro tutarında kredi açılacağı taahhüdüne rağmen 150 milyar euro’da uzlaşılması piyasaları tatmin etmezken, Fed’in sermaye kuralları açısından Basel 3 kriterlerini temel alacağını ilan etmesi bankalara satış getirdi. 2011’i mümkün olduğunca az hasarla kapatmanın peşine düşen piyasalar hafta ortasına doğru ECB’nin 3 yıllık kredi fonlamasına ilişkin beklentilerle pozitif eğilim sergilemeye başladı. Almanya ve ABD’den gelen olumlu datalar da yardımcı oldu. ECB kredi ihalesi sonrasında tam anlamıyla “söylentiyi al, gerçekleşmeyi sat” psikolojisi hakim oldu. 489.2 milyar euro’luk talep ilk etapta “QE benzeri bir operasyon” olarak algılandı ve bankaların böylesine devasa bir likiditeyle borç krizindeki ülkelerin tahvillerine yatırım yapacağı umudunun yeşermesini sağladı. Ancak sözkonusu likiditenin nerede kullanılacağının anlaşılaması neticesinde ralli havası bir saate kalmadan son buldu. Piyasaların imdadına yine ABD dataları yetişti. Nisan 2008 seviyesine gerileyen haftalık işsizlik başvuruları, güçlü dayanıklı mal siparişleri ve ücretlerdeki vergi muafiyetinin iki ay da sürmesini sağlayacak vergi düzenlemesinde uzlaşmanın sağlandığı haberleri piyasaların noele relax girmesini sağladı. 
 

Yurtiçinde piyasalar genelde yurtdışı piyasalardaki gelişmelerin etkisinde kalırken TCMB döviz ihalesi ile şaşkınlık yarattı….

 
TCMB’nin son PPK toplantısında sürpriz karar çıkmadı, mevcut politikalar korundu. Ancak, hafta başından itibaren şirketlerden yüklü miktarda reel döviz talebinin geldiği dikkat çekti. Döviz kurunda oluşan artış baskısı karşısında iki günlük max döviz satış ihale tutarını hafta ortasında 1.7 milyar dolara yükselten TCMB’nin satışları bu tutarın beşte biri dolayında kaldı. Yani TCMB bir anlamda piyasalara “güçlü müdahale kapasitesine sahip olduğu sinyalini göndererek” olası spekülatif talebe karşı önleyici aksiyon almaya çalıştı. Ancak, dolar-euro’dan oluşan döviz sepeti yine de 2.17/2.18 bandının altına gelmedi. Cuma günü ise 1.35 mia dolar tutarında max satış ihalesi açan ve 1 mia dolar talep alan TCMB sadece 50mio dolar satış yaparak piyasalarda büyük bir şaşkınlık yarattı. Bir taraftan güçlü müdahele kapasitesine sahip olduğu imajını vermeye çalışan TCMB’nin, diğer taraftan da döviz talebinde reel ve spekülatif ayrım yaptığı (ki bu ayrımın nasıl yapıldığını piyasalarda anlayan yok) ve döviz rezervini eritmekten kaçındığı dikkat çekti. Piyasalar TCMB’nin ikilemlerle dolu FX politikasından rahatsız oldu ve USD/TRL Cuma 1.90’ın üzerinden kapandı.   

 
Bu hafta beklenen gelişmeler ve Genel Değerlendirmeler

 
Avrupa kanadında not indirimleri stres yaratmaya devam ediyor, ancak yılın son haftasında not indirimi endişesi bulunmaması rahatlık getirebilir…
  

Bu arada Reuters, S&P’nin 15 Euro üyesi ülkenin kredi notuna ilişkin kararını Ocak ayında açıklayabileceğini manşetlere taşıdı. Bu haber piyasaların yılsonuna doğru soluklanmasını sağlıyor. Kredi notuna ilişkin bekleyişler yeni yıla sarkmış durumda. Moody’s ve Fitch Fransa’ya zaman tanırken, İspanya, İtalya, İrlanda ve Belçika’nın kredi notlarını ise muhtemel bir indirim için izlemeye aldılar. S&P, Fitch ve Moody’s’e göre daha katı. Ocak’ta 15 Euro ülkesinin kredi notunu topluca açıklaması beklenen S&P, ECB fonlamalarını kredi notları üzerindeki aşağı yönlü baskıyı ortadan kaldırmadığını, sadece bankalara zaman kazandırdığını söylüyor. S&P’nin Fransa’nın AAA notunu indirme ihtimali ciddiye alınmalı. Bu durumda, EFSF’in etkin çalışması riske edilmiş olur. 

 

Avrupa kanadında diğer konularda değişiklik yok, ciddi sorunları 2012’ye devrediyoruz…

 
2012 ortasında devreye girmesi kararlaştırılan Avrupa İstikrar Mekanizmasının (ESM) 500 milyar euro olan tavan sınırının artırılması konusunda anlaşma yok. Ayrıca, Fonun karar mekanizmasında öngörülen “nitelikli çoğunluk – %85” konusunda da uzlaşma sağlanamadı. Euro dışındaki AB üyesi ülkelerin Mali Birlik tasarısını parlamentolarından geri çekebileceği spekülasyonlarıyla AB gemisi su almaya başlarken, IMF-ECB-AB Troykasının Yunanistan’ın kalkınma programındaki sapmalar nedeniyle çalışmalarını askıya alması da ayrı bir risk unsuru. Yunan tahvillerini traşlama konusunda yapılan toplantı turlarında ise somut bir gelişme henüz yok. Netice itibarıyla, çok ciddi sorunları 2012’ye devrederek bu yılı kapatıyoruz. 
  

ECB’nin kredi ihalesinin piyasalarda likidite sorunu olduğunu gösterdiğini düşünüyoruz…
 

ECB’nin geçtiğimiz Çarşamba sonuçlandırdığı 3 yıl vadeli 489.2 milyar euro’luk kredi imkanına ilişkin kafa karışıklığı devam ediyor. İlk etapta, “QE benzeri bir operasyon” olarak algılanan ve bankaların borç krizindeki ülkelerin tahvillerine yatırım yapacağı umudunun doğmasına yol açan dev kredi imkanının nerede kullanılacağı halen anlaşılabilmiş değil.ECB’nin kredi ihalesinin piyasalardaki likidite sorununa yönelik olduğunu düşünüyoruz. Bu bize sistemde bir likidite sorununu olduğunu göstermesi açısından önemli. Bu kredi ihalesinin bankaların rasyolarına pozitif etkisinin olmasını ise beklemiyoruz.

 

Makro veri tarafında yine ABD verileri radar ekranının merkezinde olacak…

 
İşlem hacimleri yavaşlasa da tüketici güveni, Chicago PMI, haftalık işsizlik ve konut verileri takip edilecek. Perşembe günü İtalya’nın tahvil ihaleleri ön planda olacak. 
 

Yurtiçinde bu hafta gözler ilk etapta yarın açıklanacak 2012 Para ve Kur Politikasına çevrilecek, Cuma günü de Kasım dış ticaret rakamları izlenecek…
 

Geçtiğimiz haftaki PPK toplantısından çıkan mesajların ötesinde para politikasında herhangi bir yenilik beklemiyoruz. Aralık PPK toplantı notlarında kısa vadede enflasyondaki artış baskısının devam edeceğini belirten TCMB, iç talepteki yavaşlama ve sıkı likidite politikasıyla ikincil etkilerin sınırlı kalacağı ve enflasyonun 2012 sonuna doğru düşüş yönünde hareketlenerek %5’lik orta vadeli hedefe yakınsayacağı inancını koruyor. Likidite tarafında bankaları rahatlatacak bazı yeni teknikler (ör 1 aydan 3 aya kadar sağlanabilecek TL ve FX fonlamaları) açıklanabilir. Sonuç olarak, “esnek koridor uygulaması-enflasyon hedeflemesi-finansal istikrarın” eşanlı uygulanması ve dolayısıyla “imkansız üçleme (sermaye girişleri serbestken hem kurun hem faizin kontrol edilmesi)” devam edecek gibi görünüyor.   
 

Sonuç  
 

Genel piyasa şartlarında önemli bir değişiklik bulunmuyor. Geçen haftaya yönelik en önemli gelişme S&P’nin içinde Fransa’nında bulunduğu 15 euro ülkesinin kredi notları ile ilgili kararına yönelik beklentilerin yıl sonundan Ocak ayına ötelenmiş olması. Bu piyasalar üzerinde pozitif etkisi olan bir gelişme. Önümüzdeki hafta euro dolar paritesi yine yakından izlenmeye ve ABD verileri de etkili olmaya devam edecek. ABD verilerinin beklenenden iyi gelmeye devam etmesi durumunda S&P endeksi yukarı hareketini sürdürebilir. İçeride ise MB’nin 2012 para ve kur politikaları özellikle kur ve faiz üzerinde etkili olacak. Yılın son haftası olmasından dolayı piyasa oyuncularının yılı mümkün olduğunca az hasarla kapatma peşinde olacaklarını ve bu nedenle nispeten olumlu seyirler görebileceğimizi bekleyebiliriz.  Piyasalardaki genel beklentilerimizi ve olası etkileşimlerini aşağıda grafikler üzerinde detaylı bir şekilde inceleyelim.   
 

ABD S&P 500 Endeksi – Kısa Vadeli Grafik    
 

S&P endeksi yılın son haftasında gelen alımlarla birlikte alçalan trend çizgisi olan 1260 (kırmızı) direncinin üzerinde kapanış gerçekleştirdi. S&P’nin 1260 seviyesinin üzerindeki seyrini koruması durumunda yukarı hareketini sürdürebilir. Bu durumda 1270 ve 1290 seviyeleri yakın dirençler olacak. S&P seyrinde açıklanacak S&P Case Schiller konut fiyat endeksi, Richmond Fed imalat endeksi, Bekleyen konut satışları, Chicago PMI endeksi ve Haftalık işsizlik başvuruları gibi önemli veriler etkili olacak.  
 

ABD S&P 500 Endeksi – Uzun Vadeli Grafik  
 

 

IMKB 100 Endeksi – Kısa Vadeli Grafik


 

 

IMKB endeksi üst alçalan paralel kanal içindeki aşağı yönlü hareketini sürdürüyor. Endeksin 51600 seviyesini destek yaptığını görmekteyiz. Dışarıda iyi gelen verilerle yükseliş yaşanması ve içeride ise MB’nin açıklamaları ile dövizde gevşeme görülmesi durumunda endeksin 53800 seviyesine (turuncu) doğru hamle yapma olasılığı artacaktır.
 

Satış gelmesi durumunda ise 51600 seviyesi kritik destek olarak izlenmeli.  Döviz sepeti bazında Endeks grafiğini aşağıda görmektesiniz. Görüldüğü gibi mavi renkle gösterilen alçalan paralel kanalın üst bandına yakın noktalarda bulunuyor. Aynı zamanda yatay destekle (yeşil) arasında bir sıkışma süreci içinde bulunuyor. Endeksin sıkışmayı ne yönde sonlandıracağını takip edeceğiz. Yıl sonuna kadar yatay seyir sürsede, yeni yılın ilk haftalarında grafiğe göre hızlı bir hareket yaşanabilir.   

 

IMKB 100 Endeksi, Döviz Sepeti Bazında – Uzun Vadeli Grafik  
 

USD/TL – Orta Vadeli Grafik

 
 

USDTL 1.89 seviyesini geçmesinin ardından 1.9060 zirvesini yeniden zorladı. Bir süredir 1.89- 1.9060 arasında yatay seyreden USDTL için bu bandı hangi yöne kıracağını bekliyoruz. MB’nin yarınki 2012 para ve kur politikaları açıklamaları ve açılacak döviz ihalelerinin seyri USDTL üzerinde etkili olabilir. Yılın son haftası olması nedeniyle kur üzerinde yukarı yönlü baskılar görmeyebiliriz. 1.89 desteğini kırması durumunda 1.8730 seviyesine kadar gevşeme beklenebilir. Yukarıda ise USDTL’nin 1.9070 seviyesini kırması durumunda 1.96 ve 2 seviyelerine doğru hareketini hızlandırmasını bekliyoruz  

 
USD/TL – Kısa Vadeli Grafik 
 

 

 

Döviz Sepeti (0.5$+0.5€) Uzun Vadeli Grafik
 

Döviz Sepeti (0.5 EURO+0.5USD) grafikten görüldüğü gibi 2.13 seviyelerindeki kanal desteğinden yeniden tepki vermeye başladı. Son bir kaç aydır döviz sepetinin 2.08-2.22 aralığında dalgalandığını görmekteyiz. Bu aralıkların dışında TCMB’nin rahatsız olduğunu düşünüyoruz.  

 

Euro / Dolar Paritesi – Kısa Vadeli Grafik  
 

Euro Dolar paritesi kırmızı renkle gösterilen ana yükseliş kanalını kırdı ve uzunca bir süredir kanala tekrar dönüş yapamadı. İlk etapta 1.2860 seviyesindeki destek noktası önemli olacak. Paritenin bu seviyeyi de kırması durumunda grafikte görüldüğü gibi mor alçalan kanalın alt bandı olan 1.10 seviyelerine doğru düşüş başlamış olacak. Kredi notu indirimleri paritenin yönü üzerinde etkili olacak.  

  
Euro / Dolar Paritesi – Uzun Vadeli Grafik  
 

 
Brent Petrol  
 

 

Brent petrolde görüldüğü gibi alçalan mavi kanalının içindeki hareketini sürdürüyor. 110 direncini takip ediyoruz. Teknik olarak önemli bir değişme yok. Ancak paritede oluşacak sert bir dalgalanma petrolün seyrini etkileyecektir.  
 

Altın Ons (USD)  
  

 

Ons Altın grafikten görüldüğü gibi 1615 seviyesindeki yükselen yeşil paralel kanalını kırmış görünüyor. Altın’ın yeşil kanalın içine tekrar girmekte zorlandığını görmekteyiz. Teknik olarak yeşil kanaldan çıkmış olması aşağı yönlü önemli bir sinyal olabilir. 1580 ve 1530 yatay desteklerini takip ediyoruz.

EMDAŞ

 

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Gece Yarısı Operasyonu

Suriye Meclisi gece yarısı operasyonuyla Türk menşeili ürünlerden yüksek vergi alınması kararını geçirdi.   Suriye Meclisi, Türkiye’den ithal edilecek olan...

Kapat