Fiyatları Hareket Ettiren Faktörler (Bradley Gareiss)

Bugün, piyasalarda fiyat hareketine neden olduğunu düşündüğüm etkenlerin ve bu etkenlerin fiyat hareketlerindeki etkisini anlamanın öneminden bahsedeceğim. Aşağıda söyleyeceklerimin sadece benim düşüncelerim olduğunu ve mutlak gerçeklere dayanmadığını hatırlatmak isterim. Genellikle teknik analize, temel analizden daha fazla önem veririm.   Görüşlerime muhtemelen katılmayacak pek çok insan olacağını biliyorum ama sorun değil. Bu bilgilerin okuyucularımıza faydalı olmasını en azından üzerinde düşünmelerini umut ediyorum.

İnsanlar genellikle “Bu işlemde temel veriler teknik verileri gölgede mi bıraktı?” veya buna benzer sorular sorar.  Bu soruları soranlar darılmasın ancak bu çok saçma bir merak. Yatırım konusunda üstünlük sağlamak için savaşan “temel analiz” ve “teknik analiz” isminde iki boksör yok. Bazen önemli haber açıklamaları, fiyatları çok güçlü bir teknik seviyenin üzerine çıkarabilir ve bu nedenle büyük haber açıklamaları öncesinde kesinlikle pozisyon açmam. Peki “temel verileri” nasıl ölçüyoruz? Bugün yapılan bir açıklama, ülkenin geçen yüzyıldaki ekonomik durumunu veya geçmiş döneme ait bir zaman dilimini yansıtır mı?

İşin gerçeği, herhangi bir piyasada fiyat hareketlerine neden olan tek güç, finansal bir enstrümanın alışı veya satışıdır. Konumuza uygun olduğundan, örnek olarak döviz işlemlerini kullanabiliriz ancak bu durum tüm likit ve açık işlem gören piyasalarda geçerlidir. Döviz fiyatları kendi başlarına dalgalanmaz. Fiyatlar yalnızca, yatırımcılar mevcut fiyattan daha yüksek bir fiyatta alış yapmak istediklerinde yükselir ve daha düşük fiyatta satış yapmak istediklerinde ise düşer.  Bu kulağa çok basit gibi geliyor ancak göründüğü kadar kolay değildir.

Yatırımcıların piyasayı hareketlendirdiğini belirlemenin önemli olmasının nedeni, hiç kimsenin, piyasanın nereye gideceği konusunda kesin bir tahmin yapamayışıdır. Belli aralıklarda sadece olasılıklar belirlenebilir ve genellikle bu olasılıklar da çok kapsamlı değildir (gerçekleşmeleri de gerekmez).  Bu nedenle “XYZ paritesi bugün zirve yapacak!” gibi bir cümle duyduğunuzda bu tahmine kuşkuyla yaklaşın. Bu tarz tahminlerde bulunan insanlar, her yatırımcının ne düşündüğünü, ne zaman ve ne kadar alış ve satış yapacaklarını, bu alış ve satışların diğerlerinin alış ve satışlarını nasıl etkilediğini, her yatırımcının haber açıklamalarına (programlı olsun veya olmasın) nasıl tepki vereceklerini bildiklerini iddia ederler.    İnanılmaz derecede dahi bir insanın, yukarıdaki konuları gerçekten çözebilecek bir yapay zeka yaratabildiğini düşünelim (zaten böyle bir şey olursa istifa ederim). Bu model, insanların rasyonel olduğunu düşünecektir (aynı temel analizde olduğu gibi). Ne yazık ki, yatırımcıların, hem bireysel hem de grup olarak rasyonellik dışı hareketlerinin herhangi bir sınırı yoktur.  Bu nedenle, bir insanın fiyatların nereye gideceğini tam olarak bilmesinin olanaksız olduğu son derece açıktır.

Yatırımcıların rasyonellik dışı davranışlarının yanı sıra sınırsız bir değişken listesi vardır ve teknik analize güvenmemin nedenlerinden birisi de budur. Teknik analiz, bence yatırımcıların davranışlarını ölçmek için tasarlanmış çeşitli oranlar ve çizimler kullanır.  Neyi neden yaptıklarını açıklamaya çalışmıyoruz. Yukarıda da söylediğim gibi, her yatırımcının beyninin içinden geçenleri bilmenin imkanı yoktur. Ancak, yatırımcıların iki seçenekten birisini seçme olasılığının yüksek olduğu belli seviyeleri belirlemeye çalışıyoruz. Teknik analizde, bu belirlemeyi her zaman yapabilirsiniz.  Yayınlanan formasyonlara bakarsanız, her gün farklı paritenin temelde benzer formasyonlar sergilediğini görürsünüz.   Biz bu formasyonlarda olabildiğince çok rastgele değişkeni hariç tutmaya çalışıyoruz. Bütün piyasalarda ve bütün zaman dilimlerinde işe yarayan güçlü bir stratejiye sahip olmak önemlidir. Eğer bir strateji, sadece tek bir zaman diliminde tek bir finansal enstrüman üzerinde çalışırsa, bu stratejinin çok uzun süre çalışmama ihtimali yüksektir. Daha sonra, çok fazla sayıda işlemde bir paralellik olup olmadığını ölçebiliriz. Bir kere para kazandıran işlemin her zaman para kazandırma garantisi yoktur ancak hiç yoktan iyidir.

Sanırım temel analiz ile ilgili olarak neler söyleyebileceğimi tahmin edebilirsiniz. Temel analizle işlem yapmanın farklı türleri vardır. Eğer bugün açıklanacak bir habere göre işlem yapacaksanız, uzun vadeli makro ekonomik ölçümlere göre işlem yapan bir yatırımcıdan çok farklı bir yol izliyorsunuz demektir. Eğer haber açıklamalarında işlem yapıyorsanız zorlu bir savaş alanındasınız demektir. Herşeyden önce, piyasanın haber açıklamalarından sonra yükseleceğini düşünen pek çok insan var.  Ben de onlardan biriyim. İkincisi, piyasa haber açıklamalarından hemen sonra büyük bir boşluk yaratabilir ve aracı kurumlarla olan ilişkilerinize zarar verebilir.  Üçüncüsü, piyasa genellikle haber açıklamalarında verilen tam rakamlara göre tepki vermez. Bu durum, rasyonel olmayan yatırımcılara kadar uzanıyor ve bu yatırımcıların haber açıklamalarını nasıl anlayacağı konusunda bilgi sahibi olamazsınız. Bu durum sert dalgalanmalara ve anlamlı olanın tam tersi hareketlere kısaca kaosa neden olabilir.

Peki o zaman bir yatırımcı, birbirinden bağımsız haber açıklamalarına bakarak uzun vadeli ve (en az 100 işlemle) tutarlı bir kar nasıl elde edebilir? Sanırım beni anladınız. Bir yatırımcı zaman zaman kazansa bile, her tepki birbirinden bu kadar farklıyken nasıl tutarlı kazanç sağlanabilir? Uzun vadeli olarak büyük resme bakan bir yatırımcı benzer bir problemle karşı karşıya demektir. Tabii ki, bir para biriminin, yatırımcının kullandığı ekonomik ölçümlere dayanarak bir yöne doğru ilerlemesi “gereklidir” ancak bu durum sadece yatırımcılar bu yönde alış veya satış yapacaksa önemlidir.  Bu yatırımcı, diğer yatırımcıların bu haber bilgisini kendisi gibi rasyonel bir şekilde yorumladığını nereden bilebilir? Herşeyden önce, yatırım ile ilgili en sevdiğim sözlerden birini sizlerle paylaşmak isterim “Piyasalar, hesabınızın ayakta kalmasından çok daha uzun bir süre irrasyonel kalabilir.” Bu durum, piyasanın en sonunda rasyonel ekonomik fiyata dönebileceği anlamına gelir ancak bu noktada yerle bir olmanız da mümkün.

Bu konu hakkında sonsuza kadar konuşabilirim ama şimdilik son vereceğim.  Özet olarak, fiyatların neden hareket ettiğini, nereye hareket ettiğini ve neden o yöne hareket ettiğini tam olarak bilemeyiz. Bu nedenle, çok uzun bir süredir test edilen tutarlı ve teknik bir yöntem kullanan bir yaklaşım edinmek çok önemli  Daha sonra bu konu hakkında bir yazı daha yazacağım çünkü söylemek istediğim daha pek çok konu var.  Umarım bu yazıdan keyif almış ve piyasaları farklı bir ışık altında düşünmüşsünüzdür.

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Altın kimlik krizine mi girdi?

Küresel piyasalarda altın fiyatları aralık ayında yüzde dokuz geriledi. Altının onsu (31.1 gr) dün en yüksek 1.608 dolar oldu.Peki yıl...

Kapat