Financial Times: Batı Japonyalaşıyor

Financial Times yazarı Richard Milne Cumartesi günü yayınlanan makalesinde Batı’nın (ABD ve AB) hızla “Japonyalaştığını” öne sürdü.  Milne’e göre, bu tespitin en önemli kanıtı ABD ve AB’de Almanya (Bund) ve İngiltere (gilt) uzun vadeli tahvil  getirilerinin 15 yıl öncesi  Japon  devlet tahvilleri getiri eğrisini çok anımsatması.  Japonya’da 1996 yılında 10 yıllık getiri %2’nin altına gerilemiş ve bir daha o seviyenin üstüne kalıcı olarak çıkamamıştı.  ABD’de ise geçen hafta ortasında 10 yıllık tahvilde getiri %2 direncini aşağı doğru kırdı, ama haftayı %2.08 verimden kapattı.  Bir çok büyük yatırım bankası artık 10 yıllıklarda yeni hedefi %1.75 getiri olarak benimsiyor.

BoE’ın eski PPK üyesi ve fon yöneticisi Sushil Wandhwani “Batı’da senaryo gittkçe Japonya’nın durumunu anımsatıyor. Şimdiye kadar hiç bu kadar tedirginlik hissetmedim” diyor. Wandhwani böyle düşünen tek uzman da değil. Bir çoklarına göre hisse senetlerinde ayı pazarı, yüksek borç yükü ve siyasi sistemin çözüm üretememesi de Japonya’yı deflasyona götüren sahnenin bir provası.

ABD fon yönetim şirketi DoubleLine’ın CEO’su Jeffrey Gundlach “Ben de bu benzetmelere katılmak zorundayım” dedi FT’ye. “Bizde de aşırı kamu borcu ve bilançoları kötü kredilerle dolu olmasına rağmen bunlara karşı provizyon ayırmayan bankalar var.”

Standart Life Investments küresel strateji direktörü Andrew Milligan ise Japonya’yı deflasyona götüren 8 nedeni şöyle sıraladı: “Borsa ve konut pazarında balonların patlaması, zombi  bankalar; deflasyon, sıfır faiz, siyasi tıkanıklık, demografik profilin bozulması ( çalışan nüfusun toplama oranının azalması) ve çok yüksek kamu borcu/GSYIH oranı.

Ancak, Milligan “Japonyalaşma” benzetmesine katılmıyor:  “ABD’de siyasi tıkanma ve sıfır faiz oranı var, ama deflasyon yok, çalışan nüfus da artıyor” diyor.  Deutsche Bank stratejisti Jim Reid ise  bu gözlemden daha da tehlikeli bir sonuç çıkartıyor.  Japonya deflasyona girdiğinde tüm dünyada yüksek tempoda büyüme vardı, şimdi ise tüm Batı birlikte resesyona doğru adım atıyor.

Bazı uzmanlar Reid’e katılarak senkronize Batı resesyonunun Japonyalaşmayı daha da yaklaştırdığını düşünürken,  diğerleri büyük merkez bankalarının koordineli olarak ve yüksek miktarda pasa basmasıyla oyun sonunu değiştireceğini düşünüyor. 

Wandhwani’ye göre Fed’in QE3’e geçmesi halinde Wall Street’in vereceği tepki en kritik dönüm noktası olacak. Eğer borsalar kalıcı bir ralliye geçerse ekonomide güven artacak.  Ama, borsa rallisi kötü verilerle kesilirse, resesyon kaçınılmaz olur.

Japonya’da deflasyondan bu yana tahviller hisselerden daha iyi performans gösterdi.  Nikkei225 1989 zirvesinden bu yana %75 nominal değer yitirmiş durumda. Japon 10 yıllık tahvil getirisi ise Cuma itibarı ile %0.99. Stratejistler 2008 Lehman Krizin’de ağzı yanan bireysel yatırımcıların son panik ve çalkantıdan sonra çok uzun süre borsalardan uzak durarak Japonyalaşma senaryosunu hızlandırabileceğini düşünüyor.

Atilla Yeşilada

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Suriye’de İsyan Güney’de Ekonomiyi Vurdu

Prime Mall İskenderun’a hafta sonları günde 3 bin Suriyeli geldiğini belirten Prime Development CEO’su Artuğ Çetin, olaylardan sonra bu rakamın...

Kapat