Fatih Özatay: Bahane Haklı mı?

Türkiye’de temel enflasyon ile tüketici enflasyonu arasındaki fark, son aylarda gözlenen eğilim kalıcı olmazsa, çok farklı.
 

Tüketici enflasyonu ile Merkez Bankası’nın (MB) önem verdiği temel enflasyon göstergesi olan ‘I’ endeksi ile ölçülen enflasyon arasındaki farkın bir türlü kapanmamasını uzun bir süre dilime dolamıştım. Son aylarda tersine gelişmeler oldu; tekrar bu konuya dönmek yararlı olacak. Bu arada I endeksinin, tüketici fiyat endeksinde yer alan mal ve hizmetlerden, para politikasının doğrudan etkileyemeyeceği düşünülen enerjiyi, gıda ürünlerini, alkollü ve alkolsüz içecekleri, tütün mamullerini ve altını dışladığını belirteyim.
 

Hatırlarsanız, 2006’dan bu yana tüketici enflasyonu hep temel enflasyonun üzerinde seyrediyordu. Bu, çok alışılageldik bir durum değildi. Çünkü, bir dizi malın ve hizmetin fiyatının dışarıda tutularak farklı bir tüketici endeksi tanımlanmasının ve o endeksteki hareketler ile enflasyonun ölçülmeye çalışılmasının bir amacı var.
 

Temele yakınlaşmalı
 
Şu: Tüketici enflasyonunun ileride izleyeceği yolun temel enflasyonun şu anda izlemekte olduğu ve ileride izlemesi öngörülen yol ile çakışması beklenir. Dahası, uygulanan ekonomi politikası ile bu temel endeksteki hareketler etkilenmek istenir. Böylelikle, eninde sonunda tüketici enflasyonunun, temel enflasyona yakınsayacağı düşünülür. Durum böyleyse temel enflasyon ile tüketici enflasyonu arasında, şu ya da bu ayda oluşan farklılıkların, uzunca bir dönemin ortalamaları dikkate alındığında ortadan kalkması gerekiyor. Farklı bir ifadeyle yeteri kadar uzun bir dönem için ortalama fark sıfıra yakın olmalı.

 
Bu fark arada kapanır gibi olsa da ortalamada aldığı değer belirgin biçimde sıfırdan farklı ise temel enflasyon göstergesi pek de bir işe yaramıyor anlamına gelir. Dahası, durum böyleyse tüketici enflasyonunun enflasyon hedefinden oldukça yukarıda seyrettiği dönemlerde, politika faizini yükseltmemek için temel enflasyondaki gidişatı ‘şahit’ olarak gösteremezsiniz. Bu, haklı olmaz, olsa olsa ‘bahane üretmek’ olur.

 
Sapma çok yüksek
 

Peki, son aylardaki durum ne? Bu sorunun yanıtı, tüketici enflasyonunun temel enflasyondan ne kadar fazla olduğunu gösteren Grafik 1’de yer alıyor. Son aylarda aradaki fark açık biçimde kapanmış. Ancak dikkat ederseniz daha önceki dönemlerde de iki enflasyon arasında bu tür yakınlaşmalar olmuş. Ne var ki sonuçta tüketici enflasyonu, temel enflasyondan yine uzaklaşmış ve ondan neredeyse hep yüksek seyretmiş. 2006’nın başından bu yana bu farkın ortalaması yüzde 2.7. Enflasyon hedefinin yüzde 5.5 olduğu dikkate alınırsa bu ortalama fark oldukça yüksek. Başka bir ölçü: Nisan 2011 itibariyle tüketici endeksi temel fiyat endeksinden yüzde 13.1 oranında daha yüksek; neredeyse 2.5 yıllık enflasyon hedefi kadar bir sapma var aralarında.
 

Enflasyon hedeflemesi uygulayan merkez bankaları, temel enflasyon, enflasyon hedefine uyumlu bir seyir izliyorsa, politika faizlerini değiştirmiyorlar. Zira, hedef alınan tüketici enflasyonunun, eninde sonunda temel enflasyona uyum sağlayacağını düşünüyorlar. Oysa Türkiye’de temel enflasyon ile tüketici enflasyonu arasındaki fark, son aylarda gözlenen eğilim kalıcı olmazsa, çok farklı. Bu durumda temel enflasyonun düşük kalması, MB’ye ‘bahane üretmek’ olanağı vermek dışında bir işe yaramıyor. Bu nedenle iki enflasyon arasındaki farkı yakından izlemek ve olası bahanelere karşı dikkatli olmak gerekiyor. 

Grafik 1: Yıllık tüketici enflasyonu ile yıllık temel enflasyon arasındaki fark: Ocak 2006–Nisan 2011. Kaynak: TÜİK.

Fatih ÖZATAY

Radikal Gazetesi 

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Dış Piyasalar Perişan, İMKB’de Tepki Yok

AB’de Yunan krizi ve Struss-Kahn’ın cinsel tecavüzden tevkif edilmesi piyasalarda zaten 2 haftadır süregelen kötümserliği paniğe çevirdi.  Asya’da MSCI Asya-Pasifik...

Kapat