Evet, Ama…

Merkez Bankası (MB) 23 Haziran’da gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu’nun (PPK) özetini yayınladı. Faiz ve zorunlu karşılık oranlarının sabit tutulduğu toplantı tutanakları genel olarak MB’nin toplam talepte bir ısınma görmediğine ve enflasyon konusundaki tahminlerini koruduğuna işaret ediyor.
 

Mayıs ayı TÜFE rakamı, gıda fiyatlarındaki yükselişle birlikte tahminlerin çok üzerinde gerçekleşmiş ve yıllık enflasyonda bir sıçramaya neden olmuştu. MB, Haziran ayında gıda grubunda gerçekleşecek aşağı yönlü bir düzeltme ile birlikte, yıllık enflasyonun Enflasyon Raporu’ndaki öngörülere uyumlu hale geleceğini belirtiyor. Bu öngörü, bizim Haziran ayında TÜFE’de beklediğimiz aylık %1’lik düşüşü genel olarak destekliyor.
 

Hizmetler grubu fiyatlarının ılımlı seyri MB’nin ön plana çıkartmayı tercih ettiği bir nokta. Temel mal grubundaki fiyat artışları ve kısa vadede çekirdek enflasyonda beklenen yükselişe karşın, MB enflasyonda bardağın dolu tarafını görmeyi tercih ediyor.
 

MB’nin fiyatlandırma davranışlarında henüz bir bozulma olmadığı görüşüne kısmen katılıyoruz. Genel duruş, arz yönlü şokların yaşandığı dönemde MB’nin nokta enflasyon hedefini tutturma konusunda ısrarcı olmayacağı tezimizi de destekliyor.
 

Toplam talep cephesinde aşırı ısınma olmadığı konusundaki görüşünü koruyan MB, küresel görünümdeki zayıflığı da tezini desteklemek için kullanıyor. İç talepte ise, alınan önlemlerin etkisiyle daha ılımlı bir seyrin izlenmesi bekleniyor.
 

MB’nin yeni para politika duruşunu Türkiye’nin borçlanarak tüketen genç nüfusunu da dikkate alarak olumlu buluyoruz. Bundan sonrasında da para politikasının, fiyat istikrarını gözardı etmeden kısa vadede aşırı borçlanmayı hedef alacak bir eksende şekillenmesini bekliyoruz. Ama sorun MB’nin tek başına üstesinden gelemeyeceği kadar büyük.
 

BDDK’nın aldığı önlemlerin etkileri konusunda MB’nin bizden daha iyimser olduğu görülüyor. Bu önlemlerle birlikte, munzam karşılıklardaki ek arttırım gereksiniminin azalabileceğine dair yapılan vurgu, sene sonu için %15 olan ağırlıklı ortalama munzam karşılık oranı tahminimiz için aşağı yönlü bir risk yaratıyor.
 

Politika bileşiminin içeriği konusundaki esnekliğini korumaya kararlı olan MB, ek önlemlerin devamını bekleyecek gibi duruyor. Bu noktada mali disiplin konusunda atılacak adımların netlik kazanması faydalı olacaktır. MB’nin küresel ekonomik senaryoda büyüme ve enflasyondaki riskleri aşağı yönlü gören yaklaşımı, faiz arttırımlarında acele etmeyebileceğine işaret ediyor. Eylül ve Ekim aylarında 50 baz puanlık arttırımlarla, bu yıl içerisinde toplamda 100 baz puanlık faiz arttırımı beklemeye devam ediyoruz.

Burcu ÜNÜVAR

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Bizimkisi Bir Tüketim Hikayesi

TÜİK yılın ilk çeyreğinde GSYİH’nin bir önceki yılın aynı dönemine göre %11 büyüme kaydettiğini açıkladı. Yüksek baz yılına karşın çeyreklik...

Kapat