Euro Bölgesi’nde En Kötü Senaryo Kapıda

Financial Times gazetesinde yer alan bir makalede Euro  Bölgesi’ndeki krizde, en kötü senaryonun kapıda olduğuna dikkat çekildi, İngiliz Financial Times  gazetesinde haftasonu yayınlanan ve gazetenin önemli kalemlerinden  Wolfgang Münchau tarafından yazılan makalede, euro krizinde en kötünün  kapıda olduğu vurgulandı.
   

Euro Bölgesi’nde şu anda değerlendirilen tüm çözüm yollarının,  orta vadeli güçlü bir ekonomik toparlanmanın baz alındığına dikkat  çekilen makalede, ancak asıl riskte olanın ekonomik toparlanmanın  olduğu belirtildi.
  

Makalede, ülkenin resmi kuruluşlarının Yunanistan’daki borç  krizinin kontrolün dışına çıktığını kabul ettiği hatırlatılırken,  İtalya’daki kemer sıkma politikalarının da resesyonist riskler  taşıdığı ifade edildi.
 

Avrupa’daki yeniden sermaye stratejilerinin de gittikçe daha  başarısız olduğu belirtilen makalede, Avrupalı bankaların sermaye  gereksinimlerine ilişkin geçtiğimiz hafta IMF ve Avrupalı yetkililer  arasında yaşanan gerginliğe de yer verildi.
  

Financial Times, Avrupa’daki geniş kapsamlı para arzının referans  oranının çok altında ve imalat faaliyetlerinin düşüşte olduğuna dikkat  çekerken, Euro Bölgesi’nin şu anda bile resesyona girmiş olabileceğine  dikkat çekildi.
 

Makalede Avrupa’nın sıkılaştırmaya işaret eden ekonomik  politikalarının değişmesi gerektiği savunulurken, bunun yapılmaması  hâlinde, her çözüm programının başarısızlıkla sonuçlanacağı  belirtildi.

 
Avrupa Merkez Bankası’nın öncelikle para politikalarına  odaklanması gerektiğini, bunun ilk adımı olarak da sıfır faizli  enflasyon swaplarının çıkarılabileceğini savunan yazar Münchau,  AMB’nin aynı zamanda politika faizlerini önce yüzde 1′e, ardından daha  da aşağı çekmesi gerektiğini söyledi.
 

Makalede, Avrupa’da yüzde 2.1′lerde ve ABD’de yüzde 0.8′de  seyreden para piyasası oranlarının birbirine yaklaştırılması önerisi  de yer aldı. Diğer para politikası önerileri arasında ise gecelik  faizlerin sıfıra yaklaştırılması ve uzun vadeli faizlerde de  değişikliğe gidilmesi gibi adımlara yer verildi.
 

AMB’nin Varlık Piyasası Programının (SMP), bir makroekonomik  istikrar programına dönüştürülebileceğini söyleyen Münchau, SMP’nin  hacminin büyütülerek, ani durumlardaki likidite sıkıntısını  çözebilecek boyuta getirilebileceğini belirtti.
 

Mali politikalara getirilen öneriler arasında ise, aciliyeti  olmayan tüm kemer sıkma politikalarından vazgeçilmesi ve daha güçlü  bir mali birliğin sağlanması sayıldı.
 

Münchau, mevcut durumda Euro Bölgesi’ndeki ekonomilerin  birbirinden bağımsızmışçasına, birbirlerine etkilerini yok sayarak  hareket ettiğine dikkat çekti.
 

Makalede, borç sorunu yaşayan ülkelerdeki kemer sıkma  politikalarının Euro Bölgesi ekonomisi üzerindeki resesyonist baskıyı  azaltmaya yönelik adımlarla desteklenebileceğinin altı çizilerek,  bunun içi Almanya, Finlandiya ve Hollanda gibi ülkelerin teşvik  programları uygulayabileceğini savundu.

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Rüzgar Nereye Götür Beni Oraya…

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Hasan Köktaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yılbaşından bugüne, kurulu güçleri 10 Megavat (MW) ile...

Kapat