Ergün: Büyüme Yüzde 7 Olursa, İşsizlik Yüzde 5′e Geriler

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, ”İşsizlik rakamlarının mayıs itibariyle yüzde 9,4′e düşmüş olması memnuniyet verici ve bu düşme eğiliminin devam etmesi de memnuniyet verici” dedi.
 

Bloomberg HT televizyonunda katıldığı bir programda soruları yanıtlayan   Ergün, mayıs ayında işsizlik oranının yüzde 9,4′e gerilemesini nasıl   değerlendirdiğine ilişkin soru üzerine, dünyadaki birçok olumsuz gelişmeye rağmen   ekonomideki bu olumlu verilerin Türkiye ekonomisinin geleceğine dair de çok ciddi   bir işaret anlamına geldiğini söyledi. 2008 ekonomik krizinin etkilerinin   hissedilmeye başlamasıyla birlikte ilk etapta istihdam, üretim ve ihracatta bir   miktar kayıplar meydana geldiğine işaret eden Ergün, ancak ekonominin hızlı bir   şekilde toparlandığını kaydetti.

 
Yüzde 14-15′ler seviyesine kadar çıkan işsizlik rakamlarını Türkiye’nin   yüzde 9,4′e kadar indirme başarısını gösterdiğini belirten Ergün, Türkiye   ekonomisinin bu dinamizminin son derece önemli olduğunu, bugün dünyadaki   gelişmelere bakıldığında Türkiye ekonomisinin ne kadar sağlam temellere dayandığı   ve gelecek açısından umut veren bir trend içerisinde olduğunu gösterdiğini söyledi. İşsizlik rakamlarının mayıs ayı itibariyle yüzde 9,4′e düşmüş olması ve   bu düşme eğiliminin devam etmesinin memnuniyet verici olduğuna işaret eden Ergün,   işsizlik rakamlarının bir miktar daha gerileyeceğini bildirdi.
 

Esas meselenin işsizliği dünyada kabul edilebilir seviyeye doğru çekmek   olduğunu, bunun da işsizlik rakamlarının yüzde 5′lerin altına çekilmesi anlamını   taşıdığını belirten Ergün, şunları kaydetti:

  
”Yüzde 5′lerin altındaki bir işsizlik rakamı bizim gibi ekonomiler için   kabul edilebilir, makul, tolore edilebilir rakamlardır. Aynı kişiler işsiz   olmayacağı için  bu dönecektir belli kişiler arasında. Kimisi iş bulacaktır,   kimisi yeniden ayrılacak, bazı firmalar ekonomik sorunlar yaşayacaklar. Orada   çalışanlar işsiz kalacak. Ama bu arada yeni firmalar açılacak. Oradakiler başka   bir yerde iş bulacak. Ama yüzde 5′ler seviyesindeki bir işsizlik bizim   büyüklüğümüzde bir ekonomi için tolore edilebilir, kabul edilebilir, makul bir   rakam. Yüzde 9,4 rakamı da hala tabi ki yüksek bir rakam. Her ne kadar düşme   eğilimi içerisinde olsa da.”
 

Ergün, yeni dönemde hükümet olarak yatırımları, istihdamı arttırıcı   çalışmalar gerçekleştireceklerini vurgulayarak, şöyle devam etti:
 

”Çünkü ekonomimizin makro dengeleri ve Türkiye’deki siyasi istikrar,   biraz da yatırım ortamını iyileştirmeye dönük atacağımız yeni adımlar hem içeride   yeni yatırımların yapılmasını hem de dışarıdan birçok yabancı sermaye yatırımının   Türkiye’de gerçekleşmesini sağlayacaktır. Bugün gazetelerde okuyorsunuz   otomotivle ilgili, demir çelikle ilgili yeni yatırımlara ilişkin bazılarının   karar aldıklarını, bir kısmının temelini atacaklarını, bir kısmının da   planlamalarını bu yatırımları yapmak üzere gerçekleştirdiklerini görüyoruz. Bu   açıdan önümüzdeki dönem atacağımız yatırım ortamını iyileştirme çalışmaları,   teşvik sistemini gözden geçirme çalışmaları, Türkiye’deki siyasi istikrarın,   güven ortamının, makro ekonomik dengelerin yerli yerine oturmuş olmasının ve   Türkiye’nin mali disiplininden taviz vermeyen bir ekonomi yönetimi anlayışıyla   yoluna devam etmesinin istihdam üzerindeki olumlu katkılarını da çok iyi bir   şekilde göreceğimizi söyleyebilirim.”

 
Mayıs ayında yüzde 9,4 olarak gerçekleşen işsizlik rakamının önlerindeki   4 yıllık sürede yüzde 7′nin altına indirmeye yönelik bir yol haritasına ihtiyaç   olduğunu ortaya koyduğunun hatırlatılması üzerine de Ergün, bunun büyüme   potansiyeliyle yakından ilgili olduğunu söyledi. Türkiye’nin yüzde 7′lerin   üzerinde bir büyüme trendini istikrarlı bir şekilde yakalayabilirse o zaman bu   işsizlik rakamını belirli bir periyottan çok daha aşağı noktalara indirme   imkanına sahip olunabileceğini belirten Ergün, ”Ama yüzde 5′ler seviyesinde   ortalama bir büyümede kalırsak o zaman işsizlik rakamı da bu noktalarda yatay   gitmeye devam eder. Yani yeni iş gücüne katılımları ekonomi içerisinde istihdam   etme imkanına fazla sahip olamayız. Yani ekonomimiz bir miktar istihdam üretir ama bu istihdam sadece iş gücüne katılım oranı kadar istihdam olur” diye   konuştu.
 

Bu durumda birikmiş olan işsizlik rakamını eritme şansına sahip   olunamayacağına vurgu yapan Ergün, iş gücüne katılımın da Türkiye’de sürekli   arttığını anlattı. Yüzde 46-47′lerde olan iş gücüne katılım oranını yüzde   50′lerin üzerine çıktığını belirten Ergün, zira yeni kesimlerde özellikle kadının   iş gücüne katılımında ciddi artış bulunduğunu bildirdi.
 

Ergün, bu artışın önümüzdeki dönemde de devam edeceğini anlatarak,   ”Demek ki büyüme hızımızı istikrarlı bir şekilde daha üst seviyelerde tutacak   yaklaşım içerisinde olmamız lazım. Bu yaklaşımı sürdürdüğümüz sürece bizim   işsizlik rakamını bugün bulunanın da altına indirme imkanımız vardır. Türkiye’nin   bu potansiyeli olduğunu rahatça görebiliyoruz” dedi.

  

-BANKALARIN KREDİ HACMİNDE GETİRİLEN YÜZDE 25′LİK ARTIŞ-

 

Bankaların, kredi hacminde getirilen yüzde 25′lik artışla ilgili şu ana   kadar yüzde 18′lik kullanım gerçekleştiğinin hatırlatılarak bunun KOBİ’lerde   kullanılan kredilerde kısıntıya gidileceği endişesi yarattığının sorulması   üzerine Bakan Ergün, bu kararların önemli bir nedeninin aslında tüketici   kredilerinde bir yavaşlama sağlanması arzusu olduğunu kaydetti. Bunun yatırım ve   KOBİ kredilerinde bir azalma sağlanması amacıyla yapılmadığını ifade eden Ergün,   bu düzenlemenin KOBİ kredilerinde, yatırımlarda bir azalmaya yol açmasına da   imkan vermemek gerektiğini bildirdi. Son alınan kararların küresel gelişmeleri   dikkate alarak, paranın piyasadaki dolaşımını arttıran kararlar olduğuna işaret   eden Bakan Ergün, sözlerini söyle sürdürdü:

 

-”LİMİTLERİN GÖZDEN GEÇİRİLMESİ HER ZAMAN MÜMKÜN OLABİLİR”-

 
”Merkez Bankası ne yaptı? Karşılık oranlarını indirdi. Döviz karşılık   oranlarını da indirdi. Paranın bankaların elinde daha çok bulunmasını piyasaya   daha çok çıkmasını sağlayacak önlemler aldı. Çünkü küresel gelişmelerin Türkiye   ekonomisinde bir durgunluğa yol açmasına da izin vermeyiz. Bu durgunluk bizim   için iyi bir tablo oluşturmaz. Kredi hacmindeki daralmanın da üretimde de,   tüketimde de durgunluğa yol açmasına imkan vermeyecek bir yakalaşım içinde   olmamız lazım. Bunların bir kısmı konjoktürel olarak alınan kararlar. Gözden   geçirilmesi her zaman mümkün olan kararlar. Eğer kredi hacminde 2010 yılına göre yüzde 25′lik bir artış limiti bir daralmaya yol açacak noktadaysa o zaman bir   gözden geçirme söz konusu olabilir. Ama iyi hesap etmek lazım. Gerçekten bu   etkiyi meydana getiriyor mu getirmiyor mu? KOBİ’lerin krediye ulaşmasında bir   zorluk ya da onların tüketeceği kredilerin pahalılaşmasına yol açacak bir tablo   mu oluşturuyor. Onu gözleyip, onunla alakalı esnekliği de kuşkusuz bu kararları   alırken dikkate almak icap edecektir. Bunlar esnekliği olmayan kararlar değil.   İşte birkaç gün önce Merkez Bankası bir karar açıklamıştı. Sonra dünyadaki   gelişmeleri hızlı bir şekilde takip ettiğinde olağanüstü bir toplantıyla yeni   kararlar açıklamış oldu. Herkes (Ne oluyor. Böyle karar mı olur?) dedi. Ama sonra   da herkes dedi ki (Evet bizim göremediğimiz bazı konular önceden görülmüş ve bu   kararları hızlı bir şekilde almak icap etmiş.) Yani böylesine dinamik bir takip   var Türkiye ekonomisi içerisinde. Yani mekanizmalar çalışıyor. Her şey dinamik   bir şekilde takip ediliyor. Eğer KOBİ kredilerinde daralma, kredilerin aşırı   pahalanması gibi sonuçlar meydana getirecekse o zaman bu limitlerin gözden   geçirilmesi de her zaman mümkün olabilir.”

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
EUR/USD’da Boğaların Müdahale Etmesi Yakın…

Daha önce EUR/USD paritesindeki düşüşlerin yorgunluğundan ve paritenin yükseliş eğilimi koruduğundan bahsetmiştik. Yukarı yönlü hareketlerin devam edeceğini ve bu yüzden de EUR/USD paritesinde yaşanacak...

Kapat