EMDAŞ: Temkinli Yatırım’a Devam

·         Geçtiğimiz haftanın önemli bölümünde Yunanistan’daki 28 milyar euro’luk tasarruf + varlık satış paketinin oylaması piyasalara yön verirken, Fransız ve Alman bankalarının borç krizine yönelik yeni bir taslak plan açıklamaları heyecan yarattı. Beklentilerimize paralel Yunan Parlamentosu paketi onayladı. Bu şekilde, 12 milyar euro’luk 5. dilim AB/IMF kredisinin serbest bırakılmasına ilişkin önkoşul karşılanmış oldu. Bu gelişme Fed’in tahvil alımlarını sonlandırdığı 30 Haziran’da piyasalardaki endişeyi fazlasıyla dengelerken, beklentilerin üzerinde gelen ABD Chicago PMI datası da piyasaların Perşembe günü mini ralli yapmasını sağladı.

·         Yurtiçinde JP Morgan’ın Türkiye’yi endeks altı getiriden nötre yükseltmesi haftaya pozitif başlangıç yapılmasını sağlarken, Yunanistan’dan gelen iyi haberler hisse senedi piyasalarını destekledi. Ancak, döviz ve tahvil piyasaları bu gelişmelere İMKB kadar pozitif tepki göstermedi. Tahvil faizi %9.10/20 bandındaki seyrini sürdürürken TL’deki zayıf görünüm devam etti. Ekonomideki aşırı ısınma ve dış açık tehditlerine karşı hükümetten ve TCMB’den geleneksel sıkılaşma adımlarına yönelik herhangi bir sinyal gelmemesi ve YSK kararının ardından Parlamentonun alt fonksiyonlarına ilişkin belirsizlik para ve tahvil piyasalarını ihtiyatlı olmaya sevketti. Bu ortamda, TCMB’nin günlük döviz alım ihalelerinde yaptığı 10 milyon dolarlık azaltım TL açısından önemli bir etki yaratmazken, piyasaya sürülen TL miktarı azaldığı için ikincil piyasa faizleri üzerindeki baskı arttı. Perşembe %11 olarak açıklanan 1Ç GSYİH rakamları ise piyasalarda heyecan yaratmadı; zira 10.1 milyar dolar gibi tarihi yüksek seviyede gelen Mayıs dış ticaret açığı ve %52′ye gerileyen ihracatın ithalatı karşılama oranı aşırı ısınma ve döviz açığı endişlerini ön planda tuttu. 

Bu hafta beklenen gelişmeler

·       Yunanistan’da beklenen oldu ve Orta Vadeli Mali Plan kabul edildi. Şüphesiz Yunanistan borç dramasında sorunlar henüz bitmedi; piyasalar yakın gelecekte yeni sorunlarla karşı karşıya kalabilir. Artık Yunanistan’a II. Kurtarma Paketinin gelip gelmeyeceği değil, ne zaman geleceği ve hangi kapsamda olacağı tartışılmalı. Özetle, kısa vadede piyasaların önünde önemli bir risk unsuru kalkmış oldu. Tartışılması gereken konu, AB/IMF II. Kurtarma Paketinin detaylarıdır. Piyasalarda geçtiğimiz hafta heyecan yaratan Alman-Fransız bankalarının ortak planı dışında detaylarını alamadığımız pekçok plan konuşuluyor. Tartışmalar önümüzdeki haftalarda yoğunlaşacak gibi. Dolayısıyla, gelişmelere bağlı yeni fiyatlamalar da gözlenebilecek.

·         Euro Bölgesindeki son siyasi gelişmeler mevcut makro ortamda “euro pozitif”. Bu noktada, tahvil alım programını sonlandıran Fed’in uzun süre olağanüstü likidite fazlasını piyasalarda tutmaya devam edecek olması, ekonomideki zayıflamayı kabullenerek faizleri belki de 2012′nin II. yarısına kadar artırma eğilimi göstermemesi ve buna karşılık ECB’nin aynı süreçte her çeyrekte 25 baz puanlık faiz artırım sinyali vermesi, ve ayrıca ABD bütçesindeki açıkların önlenememesi “dolar negatif” görünüm çizmektedir. Özetle, önümüzdeki altı ayda paritenin euro lehinde belirgin şekilde kuvvetlenmesi muhtemel görünüyor. Bu noktada, kötü haberlerin büyük ölçüde fiyatlandığını belirtelim. Ancak, geçmişten farklı olarak, mevcut global risklerden dolayı “risk iştahı” benzer bir görünüm sergilemeyebilir. Bunun en temel nedeni, ABD başta olmak üzere global ekonomide büyüme momentumunun zayıflaması, maliye politikalarında global büyümeye destek verecek boşluğun kalmaması, merkez bankalarının para politikalarını normalize etmeye başlamaları ve buna paralel global döviz rezervlerinde artış hızının yavaşlamasıdır

·         ECB’nin sıkılaşma sürecinde ikinci adımı Perşembe günü atması bekleniyor. Swap piyasaları Perşembe günkü toplantıda beklenen 25 baz puanlık faiz artırımı da dahil olmak üzere gelecek 12 ayda toplam üç kez 25′er baz puanlık faiz artırımını fiyatlıyor.

·         Makro veri ajandasında, Salı Almanya Anayasa Mahkemesinin I.Kurtarma Paketine karşı açılan itiraz davasına ilişkin kararı takip edilecek. Olumsuz bir sonuç beklenmiyor. Aynı gün IMF’nin Yunanistan’a 12 milyar euro’luk 5. dilim krediyi serbest bırakması bekleniyor. Perşembe ECB faiz kararının ardından Trichet’nin basın toplantısı takip edilecek. Trichet muhtemelen Ağustos’ta faiz artırım sinyali vermeyecek şekilde kodlamalar yapacak. Çarşamba günü ABD’den ADP Özel İstihdam verileri takip edilecek. Özel istihdamda 70-80bin dolayında artış bekleniyor. Buna paralel Cuma açıklanacak Haziran Tarım Dışı İstihdamın da  80-100bin kadar artması bekleniyor. Piyasalardan pozitif yönde anlamlı tepki gelebilmesi için istihdam artışının 125binin üzerinde gerçekleşmesi gerekiyor. Bu arada, ABD’de bilanço sezonu 11 Temmuz’da Alcoa ile açılacak. Dolayısıyla, bu hafta bilanço hareketleri gözlenebilir. 

·         Yurtiçinde ise bugün açıklanan enflasyon verileri dışında önemli bir veri akışı bulunmuyor. Enflasyon mevsimsel olarak TCMB’ye manevra alanı sağlasa da piyasalar ikna olmuyor ve hükümetten gelecek önlem paketini bekliyor. Mevcut politikanın cari açığın GSYİH’nın %9-10 bandının üzerine çıkmasına engel olabileceğini ve iç talepte bir miktar ince ayar yapabileceği düşüncemizi koruyoruz. Bu nedenle, Türkiye ekonomisinin ikinci yarıda total bir sıkılaşma sağlayacak politika setine ve dış sermayeye bağımlılığı azaltacak yeni büyüme modeline giderek artan oranda ihtiyaç duyduğunu düşünüyoruz. Ancak, henüz bu yönde bir sinyal alınmış değil. Nitekim kur ve tahvil piyasaları ihtiyatlı duruş sergilemeye devam ediyor.

·         Türkiye’nin risk haritasında da önemli  gelişmeler yaşanmaktadır. Suriye sınırında artan tansiyon ve YSK kararının ardından Parlamentonun alt fonksiyonlarına ilişkin belirsizlik dikkatlerden kaçırılmamalıdır.  

Sonuç

Geçen hafta başta ABD piyasaları olmak üzere global piyasalarda sert yükselişler yaşandığını ve risk iştahının arttığını gördük. Yunanistan ile ilgili gelişmelerle piyasadaki risk algılamasının azalmış olması bunda en önemli neden olarak görülüyor. Piyasalarda geçen hafta başlayan yükseliş devam bu haftada devam edebilir. Ancak dünya borsalarının kritik noktalarda olduğunu hatırlatmak isteriz. Piyasaları daha yukarı seviyelere itecek güçlü bir büyüme verisi bulunmuyor. Büyük ihtimalle ABD’de bu hafta açıklanacak istihdam verileride güçlü büyümeye işaret etmeyecek. Bu durum piyasalardaki yükselişin sınırlı kalmasına neden olabilir. Diğer yandan Yunanistan riskinin düşmüş olması da paritede euro lehine yükselişe ve bununda risk iştahını artırıcı etkiler yaratmasını sağlayabilir. Tahmin etmesi zor bir haftaya giriyoruz. Önceden tahminde bulunmaktan ziyade gelişmelere göre hareket etmek daha sağlıklı olabilir.

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
S&P’den AB’ye Uyarı: Yunanistan Temürrüt’e Gidiyor

S&P kredi derecelendirme kuruluşu, Yunan Krizi’nin bir an önce bitirileceği umutlarının üstüne soğuk su döktü.  S&P’den gelen açıklamaya göre, geçen...

Kapat