EMDAŞ Piyasa Stratejisi: Piyasalarda Baskılı Seyir Sürecek

·         Geçtiğimiz hafta global makro veri akımı öngörülerimize paralel destekleyici gelmedi. ABD’de manşet ve çekirdek enflasyon verileri hızlanırken imalat sanayi  aktivite endekslerinin çok zayıf gelmesi ve üretimin ivme kaybetmesi, III. Tahvil Alım planının (QE3) gündem dışı kaldığı bir ortamda piyasaları baskıladı. Hafta sonuna doğru gelen olumlu konut ve istihdam rakamları bir miktar dengeleyici olurken, piyasaların daha çok Yunanistan krizindeki gelişmelere odaklandığını gözlemledik. AB Maliye bakanlarının ilk toplantıda herhangi bir ilerleme sağlayamadığı ve Almanya’nın Yeni Mali Paketi Eylül’e ertelemeye çalıştığı yönünde çıkan haberler ağır satışlara yol açarken, Cuma günü Merkel-Sarkozy zirvesinden gelen yapıcı açıklamalar tansiyonu düşürdü.

·         Yurtiçinde seçim sonrasında gündeme anayasa değişikliğinin oturacağı, bu nedenle ekonomik ve cari açık için alınması gereken önlemlerin yetersiz kalabileceği düşüncesi ağır basınca piyasalarda ağır satış yaşandı. Yunanistan kriziyle devam eden satış eğilimini, Moody’s’in bankaların görünümünü negatiften durağana yükselttiği haberi dahi durduramadı. Haftanın sonu günü ise gerek Merkel-Sarkozy zirvesi sonrası global piyasalarda gözlenen yükseliş ve gerekse kritik destek seviyelerinden gelen tepki hareketleri bir miktar toparlanma sağladı.

Bu hafta beklenen gelişmeler

·         Avrupa tarafında, Yunanistan ile ilgili olarak, Dün başlayan ve bugün devam eden EcoFin toplantılarında son gelişmeler umut verici değil. Birincisi, AB Maliye Bakanları Yunanistan’ın 12 milyar euro’luk 5. IMF/AB kredi dilimine onay vermeyerek 6.4 milyar euroluk tasarruf tedbir paketi ve özelleştirme planı’nın Yunan parlamentosundan Haziran sonuna kadar onaylanmasını şart koştu. Mali paketin Yunan parlamentosundan geçmesi durumunda kredinin Temmuz ortasına doğru serbest bırakılabileceği açıklandı. Hatırlatalım, Yunanistan’in Temmuz’da 13.4 milyar euroluk dış borç ödemesi bulunuyor. İkincisi, Perşembe-Cuma yapılacak AB Liderler zirvesinde tarafların henüz “II. Mali Pakete” yönelik somut ve nihai bir adım atmaya hazır olmadığının işaretleri alınıyor.

Zirvede daha çok olası II. Mali Yardım Paketinin 11 Temmuz’a kadar netleştirilip netleştirilmeyeceğinin ip uçları aranacak.   Burada, çözümün 11 Temmuz sonrasına (örneğin Eylül’deki zirveye) sarkacağına dair gelişmeler olursa, piyasalarda temerrüd algılaması yeniden gün ışığına çıkabilir. Son gelişmeler mali yardım paketinin arzu edilen boyutlara ulaşmasının pek mümkün olmadığına işaret etse de Merkel’in Cuma günkü açıklamalarıyla “borç takası” seçeneğinin geri planda kalması (dolayısıyla Viyana Yaklaşımının öne çıkması) temerrüd riski açısından görece olumlu algı yarattı. Bu veri seti altında, hafta içinde euro/dolar paritesinde 1.40′ları test eden piyasaların daha düşük seviyeleri denemeye cesaret edemeyeceğini düşünüyoruz.

·         Çarşamba yapılacak Fed FOMC toplantısı ve Bernanke’nin açıklamaları dikkatle takip edilecek. QE3′ü gündem dışına alan Fed’in beklentilerdeki kötüleşmeyi çapalamak ve konut piyasası için hayati önem arz eden uzun vadeli faizleri (aşağı yönlü) baskılamak için “faizler uzun süre düşük tutulacak” söylemini kuvvetlendirmesi muhtemel.

·         Makro veri ajandasında Euro bölgesi PMI endeksleri ve almanya ZEW endeksi bulunurken, endekslerde gerileme bekleniyor. ABD’de Cuma günü büyümeye ilişkin ikinci tahminler gelecek ancak önemli bir revizyon beklenmiyor. Makro veri takviminde önemli bir unsur görülmüyor.

·         Yurtiçinde ise BDDK’nın ekonomide aşırı ısınma riskine karşı geçtiğimiz hafta sonu genel karşılık oranlarında yaptığı değişiklik detaylarda (krediler açısından) ciddi bir sıkılaşma görüntüsü vermemekle birlikte bankacılık sektörünün karlılığı açısından görece baskılayıcı durmaktadır.

·         Bu hafta, Perşembe günkü TCMB PKK Toplantısı önemli. Faiz ve munzam karşılıklarda herhangi bir değişim beklenmiyor ancak TCMB’nin günlük 40 milyon dolar olan döviz alımlarını azaltması muhtemel. Öte yandan uluslararası tahvil/bono yatırımcıları arasında TCMB’nin yakın gelecekte (muhtemelen sonbahardan itibaren) geleneksel sıkılaşma yöntemlerine yöneleceği beklentisi güçlü. Eğer Haziran PPK tutanakları bu yönde mesaj vermezse tahvil piyasalarındaki satış baskısı kademe kazanabilir ve TL zayıflayabilir (global risk alıgılamasına da bağlı olmak kaydıyla). Bu senaryoda, döviz alım ihalelerinde yapılacak olası bir azaltımın dengeleyici olmayacağını düşünüyoruz. Son olarak, Suriye’deki gelişmelerin olumsuz yansımaları da yakından izlenmeli.  

Sonuç

Önümüzdeki haftanın en önemli gündemi Salı günü Yunanistan Hükümeti’nin güven oylaması olacak. Güven oyu almasına kesin gözüyle bakılırken, bu yönde çıkacak bir sonucun pariteyi ve piyasaları yukarı yönde etkilemesi bekleniyor. Diğer yandan Çarşamba günü FED toplantısından da paritenin yukarı yönlü seyrini destekleyici sonuçlar gelmesini bekliyoruz. Kısa vadede Haftanın ilk yarısında Yunanistan’dan gelen haberlere paralel global piyasalarda olumlu seyirler izleyebiliriz. Haftanın son günü ise kar satışları etkili olabilir. Başka deyişle IMKB endeksi hafta sonuna doğru 60000-60500 aralığını destek yaparak, 61800-62500 aralığına doğru tepki yükselişi gerçekleştirebilir. Uzun vadede piyasalarda baskılı seyir devam edebilir. Bununla birlikte Yunanistan ile ilgili AB kanadından yapılan açıklamalar sonrasında, temerrüd riski oluşmadığı sürece euro dolar paritesinin 1.40 seviyesinin daha aşağısına inmeyeceğini düşünüyoruz. Bu durum  piyasalardaki düşüşü sınırlı yapan önemli bir faktör.

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
BP, 8 Ayda 60 Yeni Akaryakıt İstasyonu Açtı

BP Akaryakıt Türkiye, son 8 ayda 60 yeni istasyonu hizmete açarak  Türkiye’de faaliyette olan istasyon sayısını arttırdı. BP’nin yeni istasyonları,...

Kapat