Deloitte: Her Şirket Bir Enerji Şirketidir, Değilse Bile Yakında Olacaktır

Türkiye’de Denetim, Vergi, Danışmanlık, Kurumsal Finansman ve
Kurumsal Risk alanlarında 25. hizmet yılını dolduran Deloitte
tarafından enerji ve sürdürülebilirlik konularına farklı bir bakış
açısının getirildiği "Her Şirket Bir Enerji Şirketidir  Değilse Bile,
Yakında Olacaktır" başlıklı raporu yayımladı. Rapor, dünyada giderek
daha çok önem kazanan ve bilinen enerji ile sürdürebilirlik konularını
birçok açıdan masaya yatırıyor ve farklı önermeler getiriyor. Rapora
göre her şirket bir enerji şirketi. Bu ifade çoğu kişiye şaşırtıcı
gelse de rapora göre bundan 10 yıl sonra “enerji ve sürdürülebilirlik”
departmanı olmayan bir şirket, insan kaynakları departmanı olmayan bir
şirket kadar nadir görülecek, ve bu şirketler rekabette saf dışı
kalacak. 
    Şirket maliyetlerinin %5 – 20’si enerji tüketiminden gelirken iyi
bir operasyon yönetimi için bu maliyeti yönetmek şart 
    Kimi zaman görünür olmasa da enerji tüketiminin bir işletmenin
harcamasında önemli bir ağırlığa sahip olduğuna ve normal bir şirketin
maliyetlerinin %5-20'sini enerji tüketiminin oluşturduğuna dikkat
çekilen raporda, “Bir şirketin tükettiği enerji hakkındaki
bilinçsizliği, bir kişinin süpermarkette içindekileri ve fiyatını
bilmeden ağzına kadar doldurduğu bir alışveriş sepetinin parasını
ödemesine  benzer. Bu yaklaşım, ürün ve hizmetlerin maliyetlerinin
giderek arttığı bir dönemde başarılı bir operasyon yöntemi değildir.
Her şirketin bir iş stratejisi  bir risk yönetimi stratejisi  pazarını
büyümek için bir stratejisi, insan kaynaklarını yönetmek için bir
stratejisi ve diğer başka stratejileri vardır. Fakat hâlâ birçok
şirketin bırakın su, toprak ve diğer kaynakların kullanımının
yönetilmesi için geniş bir sürdürülebilirlik stratejisini, bir enerji
stratejisi bile yoktur” deniliyor.
 
    “Enerji ve kaynak kullanımı stratejisi oluşturmanın zamanı geldi”
 
    Deloitte Enerji ve Doğal Kaynaklar Endüstrisi Sorumlu Ortağı Sibel
Çetinkaya, rapora ilişkin şunları söyledi: “Artık şirketlerin bir
enerji ve kaynak kullanımı stratejisi oluşturmalarının zamanı geldi.
Enerji yönetimi en basit anlatımla şirketlerin enerjiyi tedarik etme
ve kullanma yaklaşımlarını kendilerinin ve nihayetinde toplumun
faydasına olacak şekilde yeniden tasarlamalarını ifade ediyor.
Şirketler bir enerji ve kaynak kullanımı stratejisi geliştirmek
suretiyle ihtiyaçlarına en uygun enerji tedarik yapısını kurgulamalı,
operasyonlarını enerji tüketimlerini optimize edecek şekilde
iyileştirmeli ve nihayetinde karlılıktan taviz vermeksizin enerji
maliyetlerini minimize etmek durumundadır.” 
    Sibel Çetinkaya sözlerine şöyle devam etti: “Şirketler aynı
zamanda enerji ve kaynak kullanımında toplumun faydasını da gözetmek
durumundadır. Bizce bir enerji stratejisi geliştirmek sadece koruma
alanında küçük bir girişim olarak kalmamalı, bir şirketin ve toplumun
kârını artırabilecek olumlu bir girişim rolü oynamalıdır. Aynı şekilde
moda olandan da kaçınmalıdır: Bu sadece çevreye duyarlı gibi davranmak
ya da ‘şık yeşil’ olmakla ilgili değildir. Enerji ve sürdürülebilirlik
stratejileri, en zorlu iş kararlarıyla ilgilidir, kaynakları ve kaynak
kullanımını yönetmenin temellerine inmekle ilgilidir. Kıtlık,
kârlılığın azalması anlamına gelebilir ve uzun vadede işin sağlığını
tehlikeye düşürebilir. Sonuç olarak şirketler ve devletler fosil
yakıtların baskın olduğu şu anki dönemden temiz enerjinin temel enerji
kaynağı olacağı gelecek döneme bir geçiş yapmanın yolunu
bulmalıdırlar. Bu bir ya da iki kuşak boyunca sürdürülecek bir
mücadele olacaktır. Bu raporla birlikte buna yönelik önerilerimizi
kamuoyunun dikkatine sunuyoruz."
    Enerji yönetimi ve sürdürülebilirliğin ön plana çıkan meslekleri
ise raporda şöyle sıralanıyor: 
    Enerji verimliliği uzmanları, mühendisler, strateji uzmanları ve
yöneticilerin hepsi karbon fiyatı yükselirse şirketler için giderek
artan bir öneme sahip olacak.
    Kurum genelinde enerji kullanımından sorumlu enerji yöneticiliği,
teknoloji, davranışsal değişim, uyumluluk ve satın alma gibi konularda
deneyim gerektirir.
    Kurumların yasalar ve diğer prosedürlerle uyumluluğunu sağlayan
çevre yöneticileri.
    Şirketin karbon ayak izini izleyen ve en aza indiren tedarik
zinciri uzmanları.
    Yazılım geliştiriciler, veri yöneticileri, sistem yöneticileri ve
kontrol mühendisleri
    Enerji kullanımı vicdani bir davranış
    Günümüzde her yerde vatandaşlar ve kurumların uyanmış olduğu ve
yetkiyi ele aldığı belirtilen raporda, “Enerji kullanımı artık
bilinçli bir hareket ve vicdani bir davranış. Bu bilinçli davranış,
ekonomik gücün ve sürdürülebilirliğin temeli. Bu davranış erdemli
olmayla, kârlı olmayla ilgili ve yanında erdem karşılıksız elde
ediliyor.” ifadelerine yer veriliyor. 
    Binalardaki enerji kullanımını %15 azaltabilsek 295 milyar dolar
tasarruf edeceğiz
    Politik bir çözüm veya temiz enerji teknolojisi yönünde büyük bir
değişim olmadığı sürece, sahip olunan enerjiyi yönetmek en önemli
öncelik haline geliyor. Daha az kaynakla daha fazla şey yapabilmenin
önemi artıyor. Örneğin, enerji tüketimini ortalama %30 – 50 oranında
azaltan yeşil binalar dünyada yaygınlaşıyor. Binalardaki sadece %15
oranında daha az enerji tüketimi, tüm dünyada 295 milyar dolarlık
enerji tasarruf anlamına geliyor. Rapora göre kurumların enerji
yönetimi ve sürdürülebilirlik stratejilerinde tasarruf
potansiyellerini de göz önünde bulundurmaları gerekiyor."
 

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Tim Ash: Büyüme İyi Riskler Devam Ediyor

RBS Başekonomisti   Tim Ash Türkiye için BloombergHT’ye yaptığı değerlendirmede Merkez bankası son çeyrekte iç talebin hız keseceğini öngördüğünü hatırlatarak “Merkez...

Kapat