Daha Az İşlemle Daha Çok Kazanın: Planınıza Nasıl Güvenebilirsiniz? (Boris Schlossberg)

Trade etmeye bayılıyorum. Günde 10, 20, 30, 40 … ne kadar çok olursa o kadar keyifli! Herşeyden önce, kendisine karşı dürüst olan herkes, yatırımın sadece para için değil aynı zamanda da heyecan için olduğunu kabul edecektir. Bir yatırımcı için, piyasanın onun istediği yönde hareket etmesi kadar keyif verici bir şey olamaz. Bu tam anlamıyla seçimle edinilmiş bir bağımlılık ve hepimiz de bir dereceye kadar bağımlıyız.

Herşeyden önce, yatırım bir tutkudur. İnsanların pazartesi gününü sabırsızlıkla beklediği kaç iş biliyorsunuz (hatta bizim durumumuzda Pazar gecesini) ? Çok yakından ilgilendiğimiz ve son derece keyif aldığımız bir ortamda bulunduğumuz için hepimiz çok şanslıyız. Ancak yatırım da bir iştir. Yatırım işinin soğuk gerçeği ise, ne kadar çok işlem yaparsanız o kadar çok kaybedeceğinizdir.

Tabii ki bu kuralın istisnaları da var. Bazı yatırımcılar, sık işlem yapma konusunda son derece yeteneklidir ve günde yaklaşık 200 işlem yaparak kar elde ederler. Ancak bu tarz işlem yapan yatırımcıların sayısı çok azdır. Onlara yatırımın “aptal dahileri” diyorum çünkü fiyat hareketi konusunda doğa üstü bir duyguları vardır. Geriye kalan biz faniler içinse, hızlı işlem yapmak genellikle mantıklı değildir. Avrupa seansında yüzlerce pip kara geçip Kuzey Amerika işlem saatleri başladığında kazandıklarımın hepsini geri verdiğim çok oldu.

Sık işlem yapmak, genellikle fiyat hareketi rastgele olduğu için çok zordur. Piyasaya ne kadar sık girerseniz, diğer tarafta bir canavar emrinin tam önüne düşme ve akışın altında kalma ihtimaliniz artar.

Herşey yolunda giderken, disiplin ve sabır konusunda ahkâm kesmek kolaydır ancak biz kusurlu insanların böyle bir tavsiyeye uymasını beklemek pek de gerçekçi değildir. Bu yüzden, net varlığımıza ciddi bir hasar vermeden kumar iç güdülerimizi serbest bırakabileceğimiz bir çöp hesabı sahibi olmak önemlidir.

Bu kadar çok aracı kurumun, mikro hesap açma önerisiyle, çöp/kumar hesabı açmak o kadar kolay olmayabilir. İşin anahtarı, gerçek hesabınızda mantıklı ve disiplinli işlemler yapmak, içgüdüsel işlemlere ise çöp hesabınızdan girmektir. Eğer Daha Az İşlemle Daha Çok Kazanma görüşünü gerçekçi bir şekilde izlemezsek, en azından ihtiraslarımızın hasarını en aza indirmeyi denemeliyiz.

Planınıza Güvenme

Hayatın en büyük ironilerinden birisi, yatırımcı olarak kendimize çok fazla güvenmememiz. Ben de dahil olmak üzere pek çok yatırımcı, bu konuya, kapasitemiz konusunda aşırı bir kibir ve yatırım planlarımıza karşı son derece düşük bir güvenle yaklaşıyoruz. Konu yatırım olunca, kendimizi en fazla baltalayan konu gene kendimizdir.

Arka arkaya yaşanan birkaç başarısızlıktan sonra, aniden aylardır çok memnun kaldığımız plan pencereden uçup gider. “Piyasadan paramızı geri almayı denerken,” içgüdüsel işlemler yapmaya başlarız ve hesabımız kısa süre içinde erimeye başlar.

Yatırım ile ilgili en çıldırtıcı konu, herşeyi doğru yapsanız bile sürekli olarak hatalı çıkmanızdır. Başka hiçbir meslekte (belki bir de meteorolojide), bu kadar yüksek başarısızlık kabul edilemez. Örneğin diş hekimliğinde, dolgu yapmayı bir kere öğrendikten sonra, aynı işlemi yüzlerce hatta binlerce kere hata yapmadan tekrarlayabilirsiniz. Yatırımda, özellikle de sık yapılan günlük işlemlerde günde en az birkaç kere hata yapma olasılığınız vardır.

Peki planımıza güvenmeyi nasıl öğrenebiliriz? Pratik yapın, pratik yapın, pratik yapın. Yatırım sadece sayısız tekrarla ustalaşılabilen bir spor gibidir. Pek çok yatırımcının yaptığı en büyük hatalardan birisi, herşeyi deneme hesabında öğrenmeleridir. Bence, deneme hesaplarının pek bir fonksiyonu yoktur. Yanlış bir kontrol duygusu geliştirir ve özellikle de “milyon” dolarlık deneme hesabı ile işlem yapıyorsanız, önem duygusu çoğalır. Deneme yatırımları sadece bir açıdan faydalıdır – işlem platformunu öğrenmenize yardımcı olur. Bunu öğrendikten sonra gerçek parayla işlem yapmalısınız çünkü, oyunun içinde gerçekten yer almadıkça işlem yapmanın psikolojik baskısıyla tanışamazsınız.

Pek çok Forex işlem platformunun faydası,  işlem büyüklüğünü 10 K kadar düşük bir oranda yapılandırabilir ve böylece hem gerçek parayla işlem yapar hem de eğitiminiz için çok fazla “gerçek para” ödemek zorunda kalmazsınız. Ne kadar çok işlem yaparsanız, gerçek piyasa koşulları altında işin karmaşıklığını o kadar çok öğrenir ve giderek daha sabırlı olursunuz. Planınıza ne kadar çok güvenmeye başlarsanız da, kendinize olan güveniniz de bir o kadar artar.

Risk ve Kazanç

Yatırımda uygun risk ve kazancı nasıl belirlersiniz? Büyük bir metropolün şaşkın ve küresel ısınma etkisinde olan havası gibi yatırım da son derece gevşektir ve oldukça yüksek dalganma sergiler. Bu nedenle, risk ve kazanç konusu, o anın koşullarına göre sürekli değişir. Risk ve kazanç üzerindeki geleneksel görüş, oranın 2’ye 1 olmasıdır – işlem başına kullandığınız pip sayısının yarısını riske atmaktır. Bu şekilde, eğer kar hedefiniz 100 pip ise, o zaman stop emrinizde 50 seviyesine yerleştirilmelidir.

Teorik olarak, bu kulağa korkunç bir plan gibi gelebilir. Para kazanmak için 10 işlemin 4’ünü doğru yapmalısınız. Ancak bu ilkeyi uygulamaya koyan tek bir gerçek yatırımcı ile tanışmadım. Analistlerden, stratejistlerden, yatırım koçlarından, kahvaltı parasını bile işleme yatıran pek çok diğerlerinden bu konu üzerinde pek çok tavsiye aldım ancak geçimini piyasadan kazanan hiç kimsenin gerçekten 2:1 oranını kullandığına şahit olmadım.

Neden?

Esas neden, daha önce işlem yapmamış pek çok insanın, piyasada kar etme gibi bir durumun söz konusu olmadığını fark etmesidir. Sadece risk vardır. Piyasa, emirleriniz üzerine kar üreten fabrika değildir. Aslında, piyasa, amacınızı bozmak için elinden ne geliyorsa yapar. 200 pip kar hedefiyle birlikte 100 pip risk aldığınız bir işlem düşünün. Başlangıçta, işlem sizinle istediğiniz yönde ilerliyor ve değişken kar/zarar oranı çabucak +199’a çıkıyor. 2:1 stratejinizde son derece katı olduğunuzdan, kar hedefine ulaşmayı ve sonra başka bir işlemle devam etmeyi planlıyorsunuz. Bilin bakalım ne oldu? Piyasa aniden sendeledi ve 200 puanlık kar hedefinize ulaşmadan döndü. Kâr yolunda ilerleyen bir işlemin kısa süre içinde zarara dönüşmesini ve stop seviyenizden düşmenizi korku içinde izlediniz. Kaybınız tam olarak neydi? Kağıt üzerinde 100 puan olabilir ancak gerçekte 299 puan (Stop emrinizdeki 100 puan ve tanımlamadığınız 199 puan). “Teorik” 2:1 risk oranının sandığınızdan çok daha güvenilmez olduğu gerçek hayat yatırımına hoş geldiniz.

İşin gerçeği, piyasada kar konusunda öngörü yapılamaz. Kontrol edebileceğiniz tek konu risktir. Bu nedenle her zaman iki birimle işlem yapıyoruz. Bu nedenle ilk hedeflerde alış yapıyoruz ve bu nedenle gayretli bir şekilde, iz süren emirlerimizle riski kontrol edebiliyoruz. Bu biraz karışık gelebilir ancak risk ve kazanç konusunda nasıl hareket edeceğimizi öğrenmenin de tek yolu.

Boris Schlossberg, Wall Street yatırım kariyerine, bundan 20 yıl önce Drexel Burhnam Lambert’de başladı. Hisse senetleri ve opsiyonlardan, hisse senetleri vadeli işlemleri ve dövize kadar Amerika’da piyasadi neredeyse her finans ürünü ile işlem yaptı. Piyasa bilgilerini analiz etme ve yatırımda kullanma konusunda doğuştan gelen kapasitesi sayesinde herkesçe tanınan ve takdir edilen bir piyasa profesyoneli oldu.

Artık, piyasa ne zaman hareket etse, pek çok organizasyon durum hakkında Schlossberg’e danışıyor. CNBC’nin “Squawk Box” adlı programına haftada bir katılıyor ve Bloomberg radyo ve televizyonunda düzenli olarak yorum yapıyor. Günlük döviz araştırmasına, Reuters, Dow Jones ve Agence France Presse internet sitelerinde geniş bir yer veriliyor ve dünyada pek çok gazetede yer alıyor. Schlossberg, SFO Magazine, Active Trader ve Hisse Senedi ve Emtiaların Teknik Analizi gibi pek çok yayında yazısı yayınlanmıştır. Aynı zamanda “Döviz Piyasası Teknik Analizi” kitabının yazarıdır ve Kathy Lien ile birlikte “Milyoner Yatırımcılar: Sıradan İnsanlar Nasıl Wall Street’de Kendi Oyunlarını Oynuyor? ” kitabının da yazarıdır.

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Fiyatları Hareket Ettiren Faktörler (Bradley Gareiss)

Bugün, piyasalarda fiyat hareketine neden olduğunu düşündüğüm etkenlerin ve bu etkenlerin fiyat hareketlerindeki etkisini anlamanın öneminden bahsedeceğim. Aşağıda söyleyeceklerimin sadece...

Kapat