Cari Açık Denen Korku Tuneli

Salı akşamı yine “hükümete yakın bir kanalda” “hükümete yakın” bir yorumcunun CHP’nin ekonomik programı aleyhinde verip veriştirmesini seyrediyorum.   “Aile  Sigortası..ucuz mazot..nerden bulacaklar bunun parasını?  Komşumuz Yunanistan’a bakın..İflas etti.  Burayı da Yunanistan’a çevirecekler”. Yok, yok burası Yunanistan olmaz, çünkü AB ve ABD bize o kadar burnundan soluyor ki, açlıktan nefesimiz koksa değil 150 milyar Euro kredi, bir yudum su bile vermezler.

Yukarda Tanrı var, AKP hiç ekonomik popülizm yapmaz.

  • Sıfır reel faiz
  • Hem SSK hem BağKur’dan emekli olma hakkı
  • 8 yılda 3 Torba Affı
  • 9 milyon özürlü ve ailesine bakım sigortası güvencesi
  • Elektrik ve doğalgaza zammı seçim sonrasına erteleyip, enerji KİT’lerini batırmak
  • En az 10 milyar dolara malolacak Kanalİstanbul
  • Ekonominin çok hızlı büyümesinden kaynaklanan vergi gelirlerindeki artışların çoğunu harcayıp, iki kuruş faiz dışı fazla üretme….

 

Bunlar ekonomik popülizm değildir.  Türkiye’yi refaha götürecek, akıllıca tasarlanmış, tüm dünyanın beğenisi kazanmaış, Nobel ödülü hak eden ekonomik politikalardır.

Son anketlere bakıyorum.  AKP %49, CHP %26, MHP %11.  Ankara Başsavcılığı ÖSYM skandalı için takipsizlik kararı vermiş, Kütahya yakında Siyanür Ova diye anılacak, Kütahya halkı meydanda Sn Erdoğan’ı coşkuyla alkışlıyor.  Ülkede sıkıyönetim yok, ama BDP’li KCK’lı, Erdoğan’a hakaret eden, Grup Yorum üyesi olma gafletinde bulunan en az 2.000 vatandaş süresiz gözaltı.  Suriye’de rakam 1.500 civarında. Helal diyorum AKP’ye. Bu halka istediğini veriyorsunuz Padişahım.  Bu halk 12 Eylül’de EVET AMA YETMEZ diye göğsünü bağrını yırttı.  Ve siz de sözünüzü tuttunuz.  Daha fazlasını makattan verdiniz EVET’çilere. 

Uygulanan akılcı, uzun vadeli istikrar politikaları sayesinde Mart cari açığı sadece 9.8 milyar  dolar oldu.  Bir kısmı BBVA-GE-Garanti işleminden, ama nerden baksan ayda 8.5 milyar cari açık üretiyoruz.  Yılın kalan aylarında cari açığı yarılasak, yani ayda 4 milyar dolara inse, sene sonunda yine GSYIH’nın %7.5’nu geçecek. Ama, okuduğum raporlar arasında buna bile inanan kalmadı.  Artık %9 ve üstü oranında bir cari açık telaffuz ettiğimiz zaman, insanlar “kafayı yemiş” der gibi bakmıyor, kafa sallıyor.  Cari açık, ayrıca enerji fiyaylarındaki artıştan kaynaklanmıyor, daha o şoku yemedik.  Artık en hızla artan kalem enerji-dışı açık. Nasıl finanse ediyoruz?  %65’i finansal akımlar ve net hata noksan, yani ne idüğü belirsiz para girişleri.

Bilmiyorum hala bu ekonomi kendinden soğur diyen kaldı mı, ama ben onlara ufak bir hatırlatma yapayım.  Nisan sonuna geldik, hala yıllıklandırılmış kredi artış hacmi %36 seviyesinde. Nisan Tüketici Güven endeksleri geçen yılın son çeyreğine göre çok yüksek. Nisan bütçesine göre vergi geliri %17 civarında arttığına göre, iç talepte gözle görülür bir yavaşlama yok . ZATEN, bu cari açığı tedavi etmek için artık yavaşlama yetmez, DARALMA lazım. 

Zaten, zaten, zaten, özel iç talebi yavaşlatsak da, bütçe ekonomiye gelir pompalamaya devam ediyor.  Nisan nakit bütçesinde faiz dışı harcamaların artış hızı yine %13, bu sene OVP’a göre %8 olacaktı. Hükümet, 10 vergi topluyor, 8’ni harcıyor, 2 tanesini faiz dışı fazlaya ayırıyor, biz de “vay be, ne istikrarlı bütçe, helal olsun” diye alkış tutuyoruz.  Ekonominin bu denli hızlı ısındığı bir ortamda sorumlu bir hükümet, harcamaları kısarak hem enflasyonist baskıları yatıştırır, hem de artık çok ciddi bir sorun olan tasarruf açığını azaltır. AKP seçim kazanacağını biliyor, NEDEN bu kadar sorumsuzca davranır, aklım almaz.

Ama, görünen köy kılavuz da istemez.  Bu cari açık korku tunelinde yolculuk gibi.  Küresel risk iştahı devam ederse, daha 6-9 ay böyle idare ederiz. Ama, Fed 2012 yılında parasal sıkılaştırmaya geçince, 10 bin metreden kafa üstü çakılırız.  Ondan daha önce ufukta oluşacak bir risk var.  EĞER, TL’nin döviz sepetine karşı zafiyeti sürerse, enflasyon en geç 3 ay içinde öyle 100-150 baz puan faiz artırımıyla frenlenmeyecek kadar ivme kazanır.

Acilen önlem alınması lazım.  Türkiye seçimlere kadr idare eder.  Küresel şoklarla yer yer kredi darboğazları oluşsa da, kalıcı bir daralma beklemiyorum.  Ama, seçimden sonra AKP artık doğru olanı yapmalı ve bu sıfır reel faiz geyiğinden vazgeçip derhal TCMB’ye faizleri artırmasını emretmeli.  Çünkü TCMB kendi başına bunu yapamaz.  Dünyanın en popüler Başbakanı sıfır reel faiz isterken, halkımız da ona alkış tutarken, TCMB gibi arkasında sıfır halk desteği olan bir kurumun faiz artırmaıs için çok sağlam maça ister.

TCMB’nin hızla faiz artırması da yetmez.  AKP’nin derhal faiz dışı harcamlarda yıllıklandırılmış artışı  %5-6 düzeyine yavaşlatması ve ardından elektrik ve doğal gaza %10 civarında zam yapması gerekir. O da yetmez. Artık dünya bankası ve AB ile oturup ciddi ciddi Türkiye’de cari açık üretmeden büyümeyi sürdürebilecek bir yapısal değişim modelinin tasarlanması lazım.  AKP bunları yapar mı?  Herhalde yapar. Ama, seçimlerden 330 veya daha fazla milletvekili çıkartıp da içinde başkanlık sistemi olan bir anayasayı ben yazayım, sonra referandumda nasıl olsa halka kabul ettiririm derse, istikrar paketi filan açıklanmaz.  Anayasa-referandum derken, yıl sonuna kadar bu hızla gider bu ekonomi.  2012 yılında ise korku tünelinden çıkıp uçurumdan aşağı yuvarlanır.

Atilla Yeşilada

ayesilada@gmail.com

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Sifre Var Ama Kopya Yokmuş…

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı “YGS’deki şifre” iddialarına ilişkin soruşturmayı tamamladı. Başsavcılık 1 milyon 700 bin öğrenciyi ilgilendiren soruşturmada takipsizlik kararı verdi....

Kapat