Çağlayan: TCMB Goygoy’a Gelmedi

Hükümet de bazı basın kaynaklarının ortaya attığı “dış mahreçli faiz lobisi” söylemini benimsedi.  Artık ekonomi için en doğru politika tercihinin faiz artırımı olduğunu öne sürenler, faiz lobisinin paralı elemanı olarak damgalanacak.  Bilim ve empirik veriler ışığında yapılması gereken ekonomik politika tercihi tartışmalarına komplo  teorileri ve ideolojinin karışmasını kaygıyla izliyoruz.

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Cuma günü yaptığı açıklamalarda TCMB’ye %100 destek verirken, Başbakan Erdoğan Salı günü ekonomi kurmayları ile biraraya gelerek gündemsiz durum değerlendirmesi yapacak.

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın  YASED ziyareti sonrasında “goygoy” açıklamaları ise şöyle:

Çağlayan, Merkez Bankasının aldığı kararları çok olumlu bulduğunu ifade ederek, finansal otoritelerin iki türlü karar aldığını kaydetti. Finansal otoritelerin karar alma sürecinde zamanlamanın son derece önemli olduğuna işaret eden Çağlayan, “Ne geç kalacaksınız ne de erken davranıp piyasada paniğe yol açacaksınız” dedi.

Merkez Bankasının kararlarının yerinde ve doğru olduğunu bir kez daha ifade eden Çağlayan, dövizde yükselmelerin olabileceğini, çünkü dalgalı kur rejiminin benimsendiğini söyledi. Bu konuda önümüzdeki haftadan itibaren gelinmesi gereken noktaya gelineceğini belirten Çağlayan, toplumda beklentilerin, dolar fiyatları ve borsayla ölçüldüğünü, ancak reel ekonominin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Bakan Çağlayan, faiz lobisinin faizlerin artması yönünde çaba gösterdiğini de ifade ederek, “Merkez Bankası yönetimi, faiz artırımı konusunda goygoya fazla gelmedi” dedi.

Bugün Türkiye’nin ciddi büyüme elde ederken, enflasyon ve faizi düşürme imkanına sahip olduğunu anlatan Çağlayan, Merkez Bankasının faizleri indirme kararının faiz artışı bekleyen lobiye karşılık, ekonominin büyümesi gerektiğini, frene basmaya gerek olmadığını net bir şekilde ortaya koyduğunu söyledi.

Çağlayan, tedbiri hiç elden bırakmadıklarını, başından beri zamanında alınması gereken önlemleri alan proaktif bir yaklaşım izlediklerini ifade ederek, Merkez Bankası ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) özellikle son dönemde önemli çalışmalar yaptığını kaydetti.

Merkez Bankasının dün ve bugün aldığı kararların son derece önemli olduğunun altını çizen Çağlayan, stabil bir durumun söz konusu olmadığını, dünyadaki ve özellikle Avrupa’daki gelişmelere paralel hareket etme zorunluluğu bulunduğunu söyleyerek, “Türkiye’nin ekonomisinin soğutulması diye bir şey söz konusu değil. Türkiye büyüyor ve ilk çeyrekteki yüzde 11 gösteriyor ki bu hızla gittiğimizde bu yıl, ortalama yüzde 7′ler civarında bir büyüme yakalanacak” diye konuştu.

Türkiye dinamik bir yapıya sahip

Türkiye’nin dinamik bir yapıya sahip olduğuna işaret eden Çağlayan, ülkeyi cazip kılan unsurların başında son derece dinamik bir iç ve ihracata çok rahat erişilebilir pazarların bulunması olduğunu söyledi. 

Çağlayan, finansal otoritelerin iki türlü karar aldığını, karar alma zamanları ve açıklamaların son derece önemli olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Birinci yol, erken karar alıp, erken açıklama yaparsanız belki lüzumsuz yere piyasaları paniğe sevk edersiniz. Ama kararı iş işten geçtikten sonra da alırsanız bu sefer gelişmeleri geriye püskürtmeniz mümkün olmaz. Buradaki zamanlama çok önemlidir. Bu karar belirleyici, verici kuruluşlarımızın mutlak surette piyasalara girme ve bu karar süreçlerini yayımlaması son derece önemli.

AB karar alma sürecini son derece geciktirmiştir, aylarca Yunanistan konusu başta olmak üzere, konuşulmuş, ama ilerleme sağlanmadığı için kriz daha çok büyümüş ve ateşlenmiştir. Kararların geç alınması şu anda ateşi söndürmeye yetmiyor. Ortaya çıkan özellikli durum budur.”

Karamsar değilim, bu rakamlar ilk defa görülmedi

Çağlayan, bu konuda çok fazla karamsar yapı içinde olmadığını belirterek, Türkiye, Avrupa ve ABD’nin 2009 döneminde olmadığını, hiçbir ülkenin 2009′da böyle bir küresel krize hazırlıklı olmadığını ve bir anda yakalandığını söyledi.

2009 krizinin dünya ve özellikle Türkiye açısından önemli bir ders olduğunu ifade eden Çağlayan, Türkiye’nin 2009′da başlattığı tedbirleri bugün de aynen devam ettireceğini, üretim, yatırım, ihracat ve istihdamın daha fazla artması noktasında devam ettirilen ve yapılacak çalışmaların bulunduğunu anlattı.

Bakan Çağlayan, Türkiye’nin, ABD’nin ve Avrupa’nın küresel krizi 2009 yılına göre çok hafif atlatacağını düşündüğünü söyledi.

Türkiye’de doların 1.70′in üzerine çıkmasından endişe duyanlar bulunduğunu, ancak bu rakamların ilk defa görülmediğini, doların son 10 yılda tam 7 kere 1.70′in üzerine çıktığını hatırlatan Çağlayan, “Ben bunu söylerken herhangi bir rakam telaffuz etmek için değil, bu değişkenliklerin olabileceğini, Türkiye’nin daha evvelde 1.70′leri gördüğünü söylemek istiyorum. Bu konuda herhangi bir panik, herhangi bir şey söz konusu değil. Tabi ki şirketlerimiz, tabi ki vatandaşlarımız herkes kendi girdisine göre çıktısını düzenlemek zorundadır” diye konuştu.

Düşük enflasyon Türkiye’de sürdürülebilir hale geldi

Çağlayan, Türkiye’de bir durgunluk tehlikesi görmediğini belirterek, yapılan uygulamanın Türkiye üzerinde birilerinin yapmak istediklerine karşı iyi bir cevap olduğunu söyleyerek, “Düşük enflasyon Türkiye’de sürdürülebilir hale geldi. Bugün Türkiye, bir taraftan ciddi bir büyüme elde ederken, diğer taraftan enflasyonu ve faizi düşürebilme özelliğine sahip bir ülke oldu” dedi.

Çağlayan, Merkez Bankasının böyle bir ortamda faizleri indirmesini anlamlı bulduğunu, bu konuda, büyümede bir yavaşlama, frenlemenin söz konusu olmadığını ifade etti.

Merkez Bankasının borçlanma faizlerine ilişkin de Çağlayan, “Merkez Bankası çok çeşitli uygulamalar yapıyor. Bu uygulamaları yaparken, piyasaya arz edeceği, piyasadan alacağı parayı, gerek TL sirkülasyonu, gerek döviz sirkülasyonunu çok iyi bir şekilde bana göre yaptığı kurguladığı kanaatindeyim” yanıtını verdi.

Dünya Gazetesi, AY

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
S&P, ABD’nin kredi notunu düşürdü

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard and Poor’s (S&P), dünyanın en büyük ekonomisi ABD’nin ”AAA” olan uzun vadeli kredi notunu, tarihinde...

Kapat