Büyükekşi: İhracatçı Kurda İstikrar İstiyor

Döviz ve altın fiyatlarının son günlerde rekor seviyelere ulaşması bununla ilgili   tereddütleri de beraberinde getiriyor. Merkez Bankasının dün ve bugün aldığı   kararlar, temelde dış etkenler nedeniyle yükselen forex piyasalarını   sakinleştirmeye yönelik unsurlar içerdi.

 
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Mehmet Büyükekşi, kurdaki yukarı yönlü harekete ilişkin, ihracatçının bu konuda   istikrar istediğini vurguladı.
 

Dolarda rekabet edebilir kur seviyesinin 1,6000-1,7000 lira aralığı   olduğunu dile getiren Büyükekşi, ”Volatilite ne kadar az olursa o kadar iyi   olacağını düşünüyoruz. Çünkü bu sistemde böyle hızlı çıkışlar, arkasından hızlı   düşüşleri getiriyor. Bu da ihracatçıya zarar veriyor’‘ dedi.
   

Dolar kurunun 1,8000 lira ve üzerine çıkmasını istemediklerini söyleyen   Büyükekşi, şunları kaydetti:
  

”Ama 1,6000 liranın altına düşmesini de istemiyoruz. 1,6000-1,7000 lira   arasındaki dalgalanmanın uluslararası rekabet açısından yeterli olacağını   söylüyoruz. O yüzden kurun şu andaki hızlı artışı bizi memnun ettiği söylenemez. Bizim sıkıntımız hızlı çıkıştan kaynaklanıyor. O yüzden Merkez Bankası’nın almış   olduğu tedbirleri destekliyoruz. Merkez Bankası bu konuda son derece duyarlı davranıyor. TİM olarak biz Merkez Bankasını proaktif olmaya çağırmıştık. Şimdi   Merkez Bankasının proaktif olduğunu görüyoruz. Aldığı kararları olumlu   buluyoruz.”
 

Büyükekşi, kurdaki hızlı yükseliş nedeniyle ihracatçıların endişe içinde   olduğunu ifade etti.
 

Döviz sepetinin şu anda 2′nin üzerinde olduğunu hatırlatan Büyükekşi,   beklentilerinin kurun yukarı yönlü değil istedikleri aralıkta dalgalanması   yönünde olduğunu sözlerine ekledi.
  

-ASO BAŞKANI ÖZDEBİR-
  

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, ABD’nin borçlanma  tavanıyla ilgili krizi çözünce rahatladığını ve doların da artmaya başladığını   söyledi.
 

Özdebir, avro bölgesi ile ilgili tereddütler sonucu, sığınılacak liman   olarak altının görüldüğünü kaydetti. Dünya ne kadar ısınırsa, dünyada güvensizliğin o kadar arttığını,   güvensizlik arttıkça da insanların altına yöneldiğini ifade eden Özdebir, altın   ve döviz fiyatlarının dünyada dalgalandığını kaydetti.
  

Buna bağlı olarak, Türkiye’de de dalgalandığını anlatan Özdebir, ABD’nin   borçlanma tavanıyla ilgili krizi çözüşünün ardından doların artmaya başladığını   söyledi. Yunanistan, İrlanda, Portekiz’den sonra İspanya ve İngiltere   ekonomilerinin de kötü sinyaller verdiğini hatırlatan Özdebir, bu durumun avro   bölgesi ile ilgili tereddütler yarattığını kaydetti. Özdebir, bu gelişmelerin ardından sığınılacak liman olarak, istikrarlı   yatırım aracı olarak altının görüldüğünü ve spekülatörlerin de oralara yatırım yaptığını kaydetti.
 

Dolarda 1650-1700 bandının Türkiye için hem cari açık, hem de rekabet   gücü açısından olumlu bir aralık olduğunu belirten Özdebir, ”Sanayiciler olarak   işimize, önümüze bakmamız lazım. Moralimizi bozmamamız lazım. Şu anda Türkiye’nin   en büyük riski cari açık olduğu için, kurların bu seviyelere çıkmış olması cari   açık açısından önemli bir ilaç. Türkiye’de üretilen malların dünya pazarlarında   rekabeti açısından önemli bir avantaj” dedi.
  

ATO BAŞKANI BEZCİ-
 

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Salih Bezci, döviz kuru ve altın   fiyatlarında son dönemde yaşanan gelişmelerin Türkiye ekonomisinden çok, ABD ve   bazı Avrupa Birliği ülkelerinin ekonomileriyle ilgili ortaya çıkan endişelerden   kaynaklandığını bildirdi.
 

Küresel kriz nedeniyle dolar ve avro gibi paralara güveni sarsılan   yatırımcıların altına yönelmeleri nedeniyle altın fiyatlarının bir süredir   arttığını belirten Bezci, altın fiyatlarında yaşanan artışların bir süre daha   devam edeceğinin söylendiğini ifade etti.
 

Bezci, son haftalarda Türk Lirası’nın değerinde de dalgalanmalar   yaşandığına işaret ederek, TL’nin daha önce avro ve dolar karşısında aşırı   değerli olduğunu, şimdi aşağı indiğini söyledi. Bezci, ”Bu dalgalanmalarda   Türkiye’nin en fazla ekonomik ve ticari ilişki içinde olduğu AB ülkelerinde   yaşanan sorunların yanı sıra Türkiye’nin cari işlemler açığıyla ilgili olarak   konuşulanların da etkili olduğunu görüyoruz” dedi.
  

Merkez Bankasının hesaplamalarına göre TL’nin geçen yıl ekim ayından bu   yana yüzde 16,2 oranında reel olarak değer kaybettiğini kaydeden Bezci, buna   rağmen TL’nin 2003 yılına göre hala yüzde 10 oranında değerlenmiş gözüktüğünü ve   dolayısıyla kurda son zamanlarda yaşanan artışın enflasyona yol açmayacağını   düşündüğünü söyledi.

  
Bezci, TL’nin son aylarda değer kaybetmesinin ihracata olumlu yansımasını   beklediğini de ifade ederek, ”Aynı zamanda ithalatı da caydırabilir. Cari   işlemler açığı sorununu tam olarak çözmez ancak, sorunu az da olsa hafifletir”   dedi.
 

-TÜRKİYE EKONOMİ KURUMU BAŞKANI ERCAN UYGUR-
 

Türkiye Ekonomi Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ercan Uygur, altının dolara ve   avroya göre yükseldiğini belirterek, dolar ve avronun şu anda eskiden olduğu   kadar güven vermediğini söyledi.
 

”Çünkü bir çok ülkede büyüyememe sorunu var” diyen Uygur, Avrupa’da   İtalya, İspanya gibi büyük ekonomilerin de dahil olmaya başladığı yüksek borç   sorunları bulunduğunu kaydetti. Tüm bunların söz konusu paraların getirilerinin   de çok yüksek olamayacağı sonucunu getirdiğini ifade eden Uygur, şöyle devam   etti:
 

”Avrupa Merkez Bankası faizi çok yüksek arttıramayacak, bunun benzeri   ABD’de var. ABD’de faiz şu anda 0,025 bandında. Şimdi para bu kadar düşük   getiriye sahipken, bir sürü belirsizlik varken ABD’de borçlanma sorunlarıyla   birlikte borçlarını geriye ödeyememe, borçların GSYH’ye göre yüksek oluşu gibi   nedenler sonucu, borçların geriye ödenememe sorunları ortaya çıkıyor. Bu nedenle,   kredi derecelendirme kuruluşları notu indirebileceklerini söylüyorlar. Bütün bu   belirsizlikler o parayı güvensiz kılıyor. Parası olanlar, daha güvenli seçenek   oluşturan yerlere doğru gidiyorlar. Burada da altın ve gümüş ilk akla gelenler.   Başka madenlere ve emtialara da yansımaları oluyor.’
  

Türkiye’de cari açığın dövizi zaman zaman zıplattığını ve şimdi de   belirsiz ve dalgalı kıldığını kaydeden Uygur, pek çok ülkeye göre Türk   ekonomisinin daha iyi durumda bulunduğunu ancak cari açığın endişelere neden   olduğunu söyledi. Uygur, dolarda 1,70′in avroda ise 2,40′ın kabul edilebilir   olduğunu da söyledi.

 

-PROF. DR. ALTUĞ-

  
Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü   Başkanı Prof. Dr. Osman Altuğ da dünya ne kadar ısınırsa, dünyada güvensizliğin o kadar arttığını, güvensizlik arttıkça da insanların altına yöneldiğini  kaydetti.
 

Doların Türkiye’de ve dünyada durulmasının söz konusu olmadığına işaret   eden Altuğ, ihracat ile ithalat arasındaki farkın zarar olduğunu ancak buna   Türkiye’de cari açık denildiğini söyledi ve şöyle devam etti:

 

”Cari açık dediğiniz zaman kulağa hoş geliyor. Açık dendiğinde yaz   günlerinde hanımefendilerin dekoltesi akla geliyor, dolayısıyla hoş bir şey. Dış   ticarette zarardasın, bu şekilde sürdürmek zorundasın. Nasıl sürdüreceksiniz   dolara ihtiyaç var. Onun için borcu ödeyeceksiniz dolara ihtiyaç var. Doları   nasıl bulacaksınız borçlanarak. Borçlanmak için dünyada en yüksek faizi   ödüyorsunuz.”

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
S&P, İrlanda’nın ”BBB ” olan kredi notunu teyit etti

Kredi derecelendirme kuruluşu S&P İrlanda'nın BBB olan kredi notunu teyit etti

Kapat