Burcu Ünüvar: Bana Biraz Renk Ver

Merkez Bankası (MB) yılın son Finansal İstikrar Raporu’nu (FİR) yayınladı. Rapor önümüzdeki döneme rehberlik etmek adına beklentilerimize göre daha zayıf kalsa da, bilgi içeriği açısından yine de son derece faydalı.

 
Raporun alt detaylarına girmeden önce MB’nin açıkladığı bir karara dikkat çekmekte fayda var. MB bundan sonra, gerçekleştireceği döviz satım ihaleleri ile ilgili günlük bir bilgilendirme yayınlayacak. Takip eden iki işgünü içerisinde ihaleler yoluyla satılabilecek toplam azami döviz miktarı kamuoyuyla paylaşılacak.

 
MB’nin geçen hafta açıkladığı, bir hafta vadeli repo ihalesinde bankalara verilecek likiditenin alt sınırının iki haftada bir duyurulması kararı da dikkate alındığında MB’nin likidite yönetimine ilişkin belirsizlikleri azaltmaya çalıştığı görülüyor.

 
Faiz koridorunun etkin bir şekilde kullanılmasıyla birlikte, likidite yönetimi artan şekilde gündeme geldi. MB’nin para politikası anlayışı pek çok yatırımcı için kafa karıştırıcı. Bu nedenle MB’nin likidite yönetiminde belirsizliği azaltmayı amaçlayan bu adımlarını olumlu karşılamakla birlikte, risk algısında bir iyileşme ile birleşmediği sürece etkisinin sınırlı olacağını düşünüyoruz.

  
Raporun genelinde dünya ekonomisinde ve özellikle Avrupa ekonomilerinde devam eden risklere dikkat çekiliyor. Bu noktada gerekli adımların yeterince hızlı atılmadığı belirtilirken, küresel ekonomideki iyileşmenin ertelendiğinin altı çiziliyor.

 
Bu genel görünüm içerisinde artan risk iştahı, gelişmekte olan ülkelere sermaye girişlerini sınırlamaya devam ediyor. Türkiye öznesinde baktığımızda ise, MB’nin politika duruşuyla yarattığı belirsizliğin risk algısını arttırdığı görülüyor. Oysa MB, kendi raporunda buna atıfta bulunmuyor.

 
Büyüme cephesinde özellikle AB kaynaklı riskler Türkiye’yi de olumsuz etkileyecektir. Finansman, dış ticaret ve beklenti kanalları üzerinden Türkiye’nin büyüme resmi üzerindeki risk aşağı yönlü.

  
Bu kanallara ek olarak, MB’nin para politikasını sıkılaştırıcı yönde attığı adımlarla birlikte kredi genişlemesinin hız kaybetmeye başladığı görülüyor. Hanehalkı borcunun genişleme hızı dikkate alındığında, kredi büyümesinin belli sınırlar içerisinde gerçekleşmesinin finansal istikrar açısından önemli olduğuna biz de katılıyoruz.

 
Önümüzdeki dönemde piyasa, kredi büyümesini yakından takip etmeye devam edecek. Büyümenin önündeki riskler konusunda MB’ye göre daha endişeli olan duruşumuzu koruyoruz. Bu nedenle, TL maliyetlerdeki mevcut yüksek seviyelerin çok uzun süre sürdürülemeyeceğini düşünüyoruz.
  

Kredi büyümesinin ne ölçüde yavaşlayacağına bağlı olarak MB de TL maliyetleri bir miktar gevşetebilir. Tüm bunlar olurken MB’nin faiz koridorunu etkin bir şekilde kullanmaya devam etmesini bekliyoruz.
 

Bardağın dolu tarafını gören MB, kredilerdeki yavaşlamaya paralel olarak tasarrufların artacağını, cari açıktaki iyileşmenin hız kazanacağını düşünüyor. Bu durumun da TL’yi desteklemesi bekleniyor. Genel olarak verilerin bu doğrultuda hareket edebileceğine katılmakla birlikte, TL’nin kayda değer bir ölçüde değer kazanması için MB’nin iletişimin iyileştirilmesi ve ülkeye ilişkin risk algısının azaltılması gerektiğini düşünmeye devam ediyoruz.
  
  
Burcu Ünüvar

İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş.

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
EUR/USD Ne mi Olacak ? Buyrun O Zaman

EUR/USD paritesinde öğle saatlerinde dış kaynaktan gelen haberler neticesinde paritede agresif hareketler meydana gelmiştir. Parite teknik olarak gün içerisinde 1,3320...

Kapat