Borsada karar zamanı

Hisse senedi yatırımcıları için karar zamanı geliyor.

Açıl Sezen

İMKB 100 Endeksi, yılbaşından bu yana 18 prim yaptı. Endeksin dolar bazındaki getirisi yüzde 27.5 oldu.

Kimsenin beklemediği bir anda, tüm dünyadaki likidite bayramıyla birlikte hisse senetlerine deyim yerindeyse nur yağdı.

DÜNYA BORSALARINDAKİ SON DURUM İÇİN TIKLAYIN…

Yatırımcıların bir kısmı bu trendi yakalama şansı buldu, bir kısmı ise sonradan katılabildi. Ancak geçen yıl kaybedilen paranın önemli bölümü sadece 1.5 ayda yerine konulmuş oldu.

Şimdi ise tüm dünya ile birlikte Türk yatırımcıları için de karar zamanı geliyor.

Çünkü bundan sonrası yatırımcı profiliyle doğrudan ilintili.

Her zaman olduğu gibi iki temel görüş var. Devamı var diyenler ve yükseklik korkusu yaşayanlar. Ancak iki görüş arasındaki makas uzun süredir son dönemde olduğuandnbsp;kadar daralmamıştı. Her iki tarafın da haklı görülebilecek argümanları var.

Onları sıralayıp kararı yatırımcılara bırakalım.

YÜKSELİŞE DEVAM DİYENLER

1) LİKİDİTE:

Dünyada likidite akışı devam ediyor. Yunanistan geride kaldı, ama piyasayı taşıyan farklı hikayeler var. Bunlardan ilki, 29 Şubat`ta Avrupa Merkez Bankası`nın yapacağı üç yıl vadeli yüzde 1 faizli likidite operasyonu. Bankaların buradaki ilgisi trading ilgisini artıracak.

– Fed, parasal genişleme konusunu masanın üzerine koydu. Rakamlarda bozulma görüldüğünde yeni bir parasal genişlemeye gitmekten çekinmeyecek. Bu da hisse senetleri ve bizim gibi gelişen piyasalar için olumlu.

– Sırasıyla Avrupa Merkez Bankası, Fed, Japon Merkez Bankası, İngiltere Merkez Bankası ve Çin parasal gevşeme politikalarına yeşil ışık yaktı. Bu kadar bol paranın olduğu yerde gelişen ülke hisselerine mutlaka ilgi olacaktır.

2) KAMBİYO ZARARLARI BİTİYOR:

Türk şirketleri açısından 2011 yılında operasyonel karlar iyiydi. Ancak kurdaki yükselişten kaynaklanan kambiyo zararları bilançoları vurdu. Kurun gerilemesi, Türk sanayi şirketlerinin performansı açısından olumlu katkı yapacak. Bu da yükseliş beklentisini destekliyor.

3) MERKEZ YUMUŞUYOR:

Merkez Bankası, para politikasındaki duruşunu yumuşatıyor. Gerek kurdaki gerileme gerekse bol para nedeniyle yabancı yatırımcıların geri dönüşü, Merkez Bankası`nın fonlama maliyetlerinde geri adım atmasına neden olacak. Faiz koridorunun daraltılması, bunun ilk adımı oldu. önümüzdeki dönemde de bu eğilim sürecek. Gerileyen fonlama maliyetleri, bankalar üzerindeki baskıyı azaltacak. Dolayısıya bankacılık hisseleri daha olumlu performans gösterecek. Bankalar lokomotifliğinde İMKB de olumlu gidişini sürdürecek.

4) BÜYÜME İYİMSERLİĞİ:

Piyasa ekonomik büyüme konusunda fazla kötümser. Beklentilerin üzerinde bir büyüme performası gelecek ve bu da hisse senetleri için iyimser tabloyu belirginleştirecek.

5) AVRUPA TOPARLANACAK:

Avrupa Komisyonu da büyüme beklentilerini açıkladı. Bu yıl için daralma beklentisi yüzde 0.3`lerde. Dolayısıyla geçen yılki kadar kötü bir iç pazar dinamiği oluşmayacak. Türk şirketleri için ihracat pazarındaki düzeltme daha yüksek kar potansiyelini de beraberinde getirecek.

BURADAN DÖNER DİYENLER…

Bigpara turuna katılın

Altın fiyatları, döviz fiyatları, dolar, euro, sterlin, canlı borsa, hisse senetleri, hisse fiyatları, dünya borsaları, en çok artan hisseler, en çok azalan hisseler, uzman görüşleri, banka faizleri, VOB, teknik analiz, KAP haberleriBorsada buralardan dönüş hareketi gelebileceği konusunda görüş bildirenler ise şu argümanları öne sürüyor:

1) DEĞERLEMELER ŞİŞTİ

Türkiye açısından yılbaşından bu yana yaşanan prim teknik değerlemeleri önemli seviyelere getirdi. Geleceğe yönelik beklentilere bakıldığında birçok hikaye fiyatların içine girdi. Buna Avrupa Merkez Bankası operasyonu da, ABD parasal genişlemesi de dahil. Türk şirketlerinin fiyat/kazanç oranlarına bakıldığında gelinen yer 9.6`lı düzeyler. Beş yıllık ortalama ise 9.8`lerde. Bu piyasa artık ucuz değil. Gelecek 12 aylık beklentiye bakıldığında gelişen ülkeler sepetinde Türkiye`den daha ucuz ülkeler var. (Türkiye için 12 aylık beklentiler finans dışı için şirketlerde 11.3, bankalar için 8.4.)

Özkaynak karlılıkları düşüyor. Piyasa değeri/defter değeri oranları da Eylül ayındaki kadar düşük değil.

(Endeksin daha önceki 70 bin denemeleri sırasında Türk bankalarının piyasa değeri/defter değeri oranlarının 2`lerin üzerine çıktığını hatırlatalım. Şimdi 1.2`lerdeyiz. Böyle bakınca yer var denilebilir, ancak Eylül ayında 1`lere kadar gerilediğimizi de aktaralım.)

2) KARLAR DÜŞÜYOR:

Şirketlerin karlılıkları fiyatları yansıtmıyor. Bu argüman sadece Türk şirketleri için değil tüm ABD ve Avrupa bilançoları için de geçerli. ABD`de beklentiyi aşan bilanço oranı yüzde 60`lara kadar indi. Avrupa`da ise beklentinin altında kalan şirket sayısı aşanların üzerinde.

İMKB için beklenen hisse başına karlara bakıldığında piyasa beklenti ortalaması yüzde 3.4`lerde. Bunun altında kalınacağını bekleyenler de var. Karlarda artış olabilir, ama bu fiyat seviyelerinden alım yapmak biraz fazla prim ödemek anlamına gelebilir. VOB`da açık kontrat sayısının 200 binin altına gerilemesi de iyimser tablo üzerine soru işareti yaratıyor.

3) YABANCI GİRİŞİ SINIRLI KALDI:

Gelişen piyasalara EPFR verilerine göre yılbaşından bu yana 17 milyar dolarlık para girişi oldu. Ancak bu paranın önemli bir bölümü bono tahvil piyasalarına gitti.

Hisse senedi tarafında yabancı yatırımcıların girişleri İMKB özelinde sınırlı kaldı. 195 milyar dolar piyasa değeri olan borsada yüzde 20`yi aşan yükseliş nette 320 milyon dolarlık yabancı girişiyle olamaz. Yabancı yatırımcı ilgisi sınırlı ve bunun artışı için yeni hikaye gerekiyor. Üstelik yabancı yatırımcıyı cezbedebilecek kur seviyesinden (hala cazip görünmekle birlikte) bir miktar uzaklaştığımızı da kabul etmek gerekiyor.

4) YUMUŞAK İNİŞ GELMEYEBİLİR:

Türkiye`deki yumuşak iniş senaryosuna bağlı olarak cari açık riskinin azalacağı algısı vardı. Ancak kapasite kullanımında da sanayi üretiminde de canlılık sürüyor.

Para girişinin devamı halinde kurdaki değerlenme yeniden cari açık sorununu gündeme getirebilir. Bu da Merkez Bankası`nı farklı önlemler almaya zorlayabilir.

5) FAİZLER DÜŞÜK KALMAYABİLİR:

Bankacılık kesimi açısından düşen faizler olumlu görülebilir. Ancak enflasyonun beli kırılamazsa bu tablonun terse dönme ihtimali var. Merkez Bankası enflasyon için iyimser konuşunca faiz yüzde 9`un altına indi, ama orada kalabilmesi için Şubat enflasyonunun düşük gelmesi gerekecek. Yabancı yatırımcının faizdeki ilgisinin önemli bir kısmı swap piyasasından kaynaklandı. Şimdi orada da cazibe azalıyor. Faizdeki son gerilemenin kalıcılığı tartışmalı olabilir. Bu da bankalara yansıyan geleceğe yönelik iyimser beklentileri törpüleyebilir.

6) KREDİ GENİŞLEMESİ:

Kredi piyasasındaki genişleme konusunda hükümetin nasıl bir tavır sergileyeceğiandnbsp; belirsizliğini koruyor.

Merkez Bankası, geçen yıl cari açığın suçunun önemli bir bölümünü kredi büyümesine yüklemişti. Geçen yıl kredi büyümesi onların öngörüleri çerçevesinde gelmesine rağmen cari açık rekor kırdı, ama bu yıl için kredi tarafında yeni bir önlem gelip gelmeyeceği belirsiz. Önlem gelmesi sadece bankalar için değil, içeriye yönelik üretim yapan sanayi tarafındaki birçok şirket için de kritik önem taşıyor.

7) BANKALARIN SERMAYE AÇIĞI:

Bankaların karlarının önemli bir bölümü kredi gelirlerinden oluştu. Ancak bu yıl kredi verme konusunda geçen yılki kadar iştahlı olamayabilirler.

Kredi portföyünü genişletmeleri halinde başta Yapı Kredi ve İş Bankası olmak üzere birçok bankanın sermaye artırımına gitmek zorunda kalabileceği konuşuluyor.

Bankaların bu bağlamdaki performansı da endeks üzerinde belirleyici olacak.

Uzun oldu, ama görüşlerin tümünü sıralamak istedik. Yatırımcılar için karar verme zamanı…

Bigpara turuna katılın

Altın fiyatları, döviz fiyatları, dolar, euro, sterlin, canlı borsa, hisse senetleri, hisse fiyatları, dünya borsaları, en çok artan hisseler, en çok azalan hisseler, uzman görüşleri, banka faizleri, VOB, teknik analiz, KAP haberleri

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
İsviçre Frangı

Toparlanma belirtileri Frank 6 aydır TL karşısında değer kaybederken dönüşe yaklaşmış olabilir mi? Sıkça izlediğimiz altı aylık ortalamadan aşırı negatif...

Kapat