Bloomberg: Erdoğan Usta İşine Başladı

Bloomberg.com bugün websitesinde Erdoğan dönemini anlatan uzun bir haber/yorum yayınladı. “Turkey Boom Lets Erdogan Take Up Masterpiece” başlıklı makale “Dönüştürdüğü ülkede gücünün zirvesinde olan Başbakan RT Erdoğan ayrıca ilk defa Avrupa ve Orta Doğu’da istikrarın çıpası olarak da görülüyor” övgüsüyle başlıyor.

Erdoğan’ın “markası” olan ılımlı İslamcı politikalar ki AKP bunlara “muhafazakar demokrasi” diyor, bütün bölgede hayran topluyor. Erdoğan güçsüz koalisyonlara alışık milletini Arap Baharı yaşayan tüm ülkelerin imreneceği bir yapıya dönüştürdü.

Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye ekonomisi de kıskançlık yaratıyor. Bu yılın ilk çeyreğinde büyüme oranı Çin’i ve tüm gelişmiş ülkeleri aştı. 2010 yılında %8.9 büyüyen ekonomiyi Erdoğan 12 Haziran seçim zaferinden sonra “harkulade” olarak tanımladı.

“Tanrı’nın yardımıyla 2023 yılında 2 trilyon dolarlık milli gelir hedefimize ulaşacağız” diyen Erdoğan’ın önünde bir kaç engel var. Erdoğan’ın üçüncü dönemi iki partinin TBMM’in boykotu gibi bir badireyle başladı. Bu partiler yargının geçmiş mahkumiyetleri, ya da süregelen terör-darbe davalarında sanık oldukları gerekçesiyle bazı milletvekillerini serbest bırakmamasına tepki gösteriyor. Ana muhalefet partisi CHP TBBM’ne döndü, ama Kürtçü BDP hala boykotta.

İkinci olarak ise Haziran ayında GSYIH’nın %10’na varan cari açığın da etkisiyle, ekonomi dengeden çıkmak üzere olabilir. İç talep ve dolayısı ile ithalat hala yükselirken, Avrupa ekonomisindeki yavaşlama ihracatı örseliyor.

AKP’nin TSK ile olan güç mücadelesine de yer veren Bloomberg en son olarak da Türkiye’nin AB üyelik sürecinin Kıbrıs anlaşmazlığı yüzünden tehlikede olduğunu yazıyor.

Erdoğan’ın bu çeşitli güçlüklere karşı tepkisi “tipikdi”. Başbakan, yine çok iddialı bir anayasa önerisi ile çözüm arıyor. Şu anda yürürlükte olan anayasanın çok fazla “ama ve eğer” içerdiğine dikkat çeken Erdoğan, basit, anlaşılır ve insan haklarına değer veren bir metinle değiştirlimesini istiyor. Erdoğan ve destekçilerine göre bu yeni anayasa 1984 yılından bu yana süregelip 40 bin cana malolan Kürt sorununu da çözecek.

Siyasi düzlemde ise Erdoğan, eğer Güney Kıbrıs’a AB dönem başkanlığı verilirse AB ile ilişkileri tamamen donduracağını beyan etti. London School of Economics AB uzmanı James Ker-Lindsay’e göre “Kıbrıs anlaşmazlığı teferruat” olabilir. “İlerde bir noktada taraflar oturup ciddi ciddi müzakerelerin nereye gittiğini ve Türkiye’nin tam olarak ne istedğini tartışacaklar”.  Ker-Lindsay’a göre, Türkiye artık AB üyeliği istemiyor da olabilir.

Bloomberg’e göre AB PIIGS krizi Türkiye’nin ekonomik istikbilini de tehdit ediyor. “Kriz patlak verirken Türkiye’nin cari açık ve finansal istikrar sorunları zaten büyümeyi tehdit ediyordu” diyor Lombard Street Research’ten Melissa Ball, TCMB’ye göre ise ekonomi resesyona  yuvarlanabilir.

TCMB’nin para politikası tercihlerine geniş yer verilen makalede, Landesbank Berlin Investment’ten Lutz Roehmeyer “Sonunda, Türkiye gibi bir ülke için bu faizler çok düşük” dedi.  Levant Partners icra direktörü Vassilis Karatzas’s göre ise “Türkiye’de ekonomik ve sosyal görünüm çelişkili.  Kurumlar ekonomik gelişmeye ayak uyduramazken, bu ikilemi çözmek için gerekli yapısal reformlar için toplumda uzlaşma sağlanamıyor.”

Eğer bu şartlar altında Erdoğan doğru anayasayı yasalaştırabilirse,   “ustalık dönemim” dediği üçüncü iktidarında muazzam bir başarıya daha imza atmış olacak.

Atilla Yeşilada

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Büyüme Gelecek 10 Yıl Çok Yavaş Olacak, Altın Alın

Marc Faber, merkez bankalarının yaptıkları acemilikler nedeniyle  ABD ve Avrupa’nın 10 yıllık bir yavaş büyüme dönemi ile karşı karşıya olduklarını...

Kapat