Bilgin: Mevduatın Krediye Dönüşüm Oranı Yüzde 96

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu   (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin, üzerinde çalıştıkları ve uyarılarını ilettikleri   ”çizgi dışı” bazı ücret ve komisyon uygulamaları, bazı bireysel krediler ve   konut kredilerindeki uç örnekler veya bunlara benzer pazar payı amaçlı veya   karlılık kaygısıyla gerçekleştirilen operasyonlarda bundan sonra da uyarıları ve   gerekirse banka bazında veya genel tedbirleri olacağını kaydetti.
 

Bilgin, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) genel kurulunda, küresel krize   ilişkin en küçük veri içindeki olumlu gelişmenin büyük iyimserlikle   değerlendirildiğini ancak ülke bazındaki risklerin göz ardı edilemeyeceğini   belirterek, Türkiye’nin küresel krizin olumsuzluklarından en az etkilenen   ülkelerden biri olduğunu ve bankacılık sisteminin Türkiye’nin en önemli direnç   noktalarından birini oluşturduğunu söyledi.
 

Krizin ilk aylarında Türkiye bankacılık sektörünün verilerine biraz şüphe   ile bakıldığını, bilançoların makyajlı olup olmadığının sorgulandığını ifade eden   Bilgin, Türkiye’nin mart sonu rakamları itibariyle yüzde 18 sermaye yeterliliği   rasyosuyla G20 ülkeleri arasında Rusya’dan sonra ikinci, aktif karlılığı   bakımından Endonezya’nın ardından Brezilya ile ikinci, özkaynakların toplam   aktifler içindeki payı bakımından Rusya’nın ardından ikinci sırada yer aldığını   aktardı.
 

G20 ülkeleri ile diğer AB üyesi ülkeler arasında hanehalkı borcunun GSMH   içindeki payı bakımından da Türkiye’nin en düşük düzeyde olduğunu söyleyen   Bilgin, dünyada bilançoları en şeffaf sistemlerden birinin Türkiye bankacılık   sistemi olduğunu vurguladı.
 

Bankaların internet sitelerindeki bilançolarla, BDDK denetimi sonrası   durulaştırılan bilançolar arasında hemen hemen hiçbir fark bulunmadığını kaydeden   Bilgin, bundan 10 yıl önce bankaların yayınlanan bilançoları ile gerçek   bilançoları arasında büyük farklar görülebildiğini, bazı bankalar karlarını   reklamlarla ilan ederken, duru bilançolarda o bankaların oldukça büyük zararları bulunduğunu anlattı.
 

-”OMURGA SAĞLAM OLDUĞU İÇİN KRİZDEN ÇIKIŞ HIZLI VE DÜŞÜK MALİYETLİ”-
 

Bilgin, son krize sağlam, yığınaklı ve hazırlıklı giren bankaların, Türk   ekonomisi için omurga görevi gördüğünü belirterek, ”Omurga sağlam olduğu için   ekonominin krizden çıkışı bugün oldukça hızlı ve düşük maliyetli   gerçekleşebilmektedir” dedi.          Görevleri gereği açıktan ya da birebir görüşmelerde uyardıkları bazı   bankacılık uygulamaları bulunduğunu ifade eden Bilgin, sözlerini şöyle sürdürdü:

 
”Ancak bunlar zamanında alınan önlemlerle büyümeden engellenmektedir.   Üzerinde çalıştığımız ve uyarılarımızı ilettiğimiz çizgi dışı bazı ücret ve   komisyon uygulamaları, bazı bireysel krediler ve konut kredilerindeki uç örnekler   veya bunlara benzer pazar payı amaçlı veya karlılık kaygısıyla gerçekleştirilen   operasyonlarda elbette bundan sonra da uyarılarımız ve gerekirse banka bazında   veya genel tedbirlerimiz olacaktır.”
 

Tevfik Bilgin, Son 6 yıl içinde karları bünyede tutarken, sermaye   yeterlilik rasyosunu yüzde 12 seviyesine çekerken, türev ürünlerde yüksek   seviyede alarm verirken, kredi kartında yönetmeliklerle tedbir alırken ve lisans   konusunda hassasiyet gösterirken de çok eleştirildiklerini ancak şu anda   ihtiyatlı rahatlıklarının sebebinin de eleştirilen kararlar olduğunu kaydederek,   bugüne kadar öğrendikleri en önemli şeyin, bankacılığın kesin konuşmaları   kaldırmayacak kadar değişken bir sektör, rehavete kapılacak en son alan olduğu ve   yakından izlenmesi gerektiğini söyledi.
 

-”MEVDUATIN KREDİYE DÖNÜŞÜM ORANI YÜZDE 96′YA ULAŞTI”-
 

Sektörün son 8 yılda aktif büyüklüğünün yılda ortalama yüzde 21,5   oranında, kredilerin ortalama yüzde 34,5 oranında, menkul değerler portföyünün   yüzde 16′lar düzeyinde, özkaynakların yıllık ortalama yüzde 23′ler düzeyinde,   mevduatın yüzde 21′ler düzeyinde büyüdüğünü kaydeden Bilgin, sektörün karının ise   2002 yılına göre 7,7 kat artarak 2010 yıl sonunda 22,1 milyar liraya ulaştığını   anımsattı.
 

Bankaların finansal aracılık fonksiyonunu daha yetkin şekilde yerine   getirmeye başladığını söyleyen Bilgin, bunun sonucunda mevduatın krediye dönüşüm   oranının 2010 sonunda yüzde 86, şu anda ise yüzde 96′ya ulaştığını belirtti.
 

Bilgin, ölçek ve milli gelire oran anlamında sektörün önünde önemli bir   büyüme potansiyeli bulunduğuna işaret ederek, bankacılık hizmetlerinden   yararlanmayan nüfusun oranının yüzde 30 civarında olduğunu, bu nüfusun   azaltılmasının finansal derinleşmeyi artıracağı, kayıt dışılığı önleyeceği   öngörüsünde bulundu.
 

Bankacılık sektöründe ilk 8 bankanın 70 milyar lira üzerinde aktife sahip   olduğunu ve toplam aktifler içindeki payının yüzde 75 olduğunu  toplam aktifleri   10 milyar lira altında olan 33 banka bulunduğunu ve bunların toplam bankacılık   aktiflerindeki payının yüzde 8 civarında bulunduğunu söyledi.

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
JP Morgan, Mali ve Parasal Sıkılaştırmaya İhtiyaç Var

TÜİK’in bugün açıkladığı dış ticaret verilerini değerlendiren  JP Morgan, Nisan ayında dış ticaret açığının piyasa beklentilerinin  altında kaldığını ve bundan...

Kapat