Berlusconi’ye Bunga Bunga Yaptılar

 

Ufak bir çömlek çatlatma kazası yüzünden bir süre sizden uzak kaldım. Bu süre zarfında önce Yunan Başbakanı Papandreu, ardından da 17 yıldır İtalyan siyasi hayatının yenilmez aktörü Berlusconi AB krizine kurban olup gittiler. Papandreu gereksiz ve zamansız bir referandum blöfünün bedelini ödedi, Berlusconi ise 21ci Yüzyılda karşılaşacağımız belki de en pis huylu liderlerden biriydi.  17 yıldır iktarda kalmasın tek nedeni medyanın büyük kısmını ele geçirmiş olması ve muhalefete her türlü tavizi vermeye hazır olmasıydı. Bunda sonra günlerini de 6 milyar dolarlık servetini yiyerek sakin bir emeklilikte geçiremeyecek.  Hakkında açılan en az yarım düzine davadan kodese girmesi olasılığı yüksek.

 

Her gördüğü İtalyan kadınına bunba bunga yapmak isteyen Berlusconi’ye sonunda yatırımclar bunga bunganın kralını yapıp, yolladılar.  Papandreu ve Berlusconi’nin başına gelenler herhalde AB üye devletlerinde iktidarda olan her politikacının dudaklarını uçuklattı, ama değişik nedenlerle. Almanya gibi Kuzey çekirdeğini teşkil eden “kreditör” ülkelerde politikacı acilen diğerlerine yardım için daha fazla kaynak ayrılmasını talep eden piyasa ile tek kuruş daha harcamak istemeyen seçmen arasında sıkıştı. Akdeniz ve Doğu Avrupa’da liderler ise hergün daha acımasız istikrar önlemleri isteyen piyasalarla bu kadar fazla acıya tahammül edemeyen seçmen arasında bi-namaz kaldı. Şimdi soru şu.  İlahlar bu iki kurbanla yetinecek mi?  Geçen hafta yeni krizin göbeğinde oturan İtalyan tahvillerine yapılan saldırı durulacak mı?

 

Artık pek emin değilim doğrusu.  Öncelikle, bundan sonra AB krizine çözüm bulmak ekonomik ortam yüzünden daha da çetinleşecek.  AB yeni AMB Başkanı Draghi’nin itiraf ettiği gibi resesyonda. AB Komisyon’u 2012 büyüme tahminini %0.5’e revize etti.  Zayıf büyüme bir çok açıdan krize çözüm bulmayı zorlaştırıyor. Öncelikle zayıf büyüme ortamında Fransa’nın AAA kredi notunu yitirmesi olasılığı artıyor.  Zayıf büyüme ayrıca bankaların geri dönmeyen kredilerinden artışa neden olarak, zaten sistemik riskin pençesinde yaprak gibi titreyen bu endüstrinin üstünde not indirimi ve fon bulamama baskısını artıracak.

 

Papandreu’nun yerine geçen Papademos ve Berlusconi’nin yerini alacak Mario Monti Brüksel bürokratları, hemen hiç siyasi tabanları yok.  Onlardan nefret eden  parlamentolarda daha fazla istikrar ve emeklilik yaşını yükseltmek, işten çıkartmaları kolaylaştırmak gibi bir dizi siyasi karara oy arayacaklar. İyimser senaryoda, bu partiler bu iki bürokratın tüm öfke oklarını üstüne çekmesinden memnun olurlar, çünkü onların seçilme şansını artırır, bu yüzden destek verilir.  Kötü senaryoda ise partilerden bir kaçı, AB’yle bozuşma ve istikrar paketlerini reddetme eğiliminde olur.  Bu bürokratlara ya destek vermezler, ya da seçimden sonra istikrar kararlarını tanımayacaklarını ilan edebilirler. Özetle en iyi senaryoda bile Yunanistan ve İtalya’dan yayılacak yeni bulaşmalar bitti demek çok kolay değil.

 

Yunan ve İtalyan sorunların  tamamen gündemden çıkacağını varsaysak dahi, tarihi AB Kurtarma Planı’nın açıklandığı Perşembe sabahına döndük.  Hala yapılması gereken çok iş var  Öncelikle Yunan tahvili tutanların ellerindekini  %50 tenzilatla yenileri ile swap etmeleri lazım.  Buna artık pek itiraz eden banka kalmadı, çünkü bugün %50 tenzilatı geri çeviren, seneye o kadarını da elde edemeyeceğini görüyor.  İkinci atılacak adım bankaların Birinci Sınıf Sermaya Yeterlik oranını %9’a çıkartmak ki bu çok acılı bir süreç olacak. Piyasa değerleri çok düşük olan bankaların önemli bölümü sermaya artırmak yerine bilanço daraltmayı seçerek AB’nin ekonomik bunalımına olumsuz katkı yapacak.  Bazı araştırmalara göre  Avrupa bankaları acilen 2 trilyon dolar kadar varlık satarak daralma peşinde.

 

Üçüncü adım ise AB Kurtarma Kalkanı görevi yapacak EFSF’nin hemen faaliyete geçmesi.  Ardından, Çin ve Rusya başta rezerv fazlası olan ülkelerin EFSF’nin kuracağı ikinci bir Fon’a (Buna SPIV diyelim, yani Special Purpose Investment Vehicle) yatırm yapmayı kabul etmesi bekleniyor. EFSF ve SPIV’ın 1 trilyon civarında kaynağa sahip olması hedefleniyor.  Bu fonla hem devletlerinden sermaye desteği alamayan Yunan bankaları gibi zayıf kuruluşlara sermaye koyulacak, hem de ikincil piyasada alım yaparak İspanyol ve İtalyan devlet tahvillerinde faizlerin yeniden %5 civarına indirilmesi gerekecek.

 

Eğer Papandreu’nun tarih gafı olmasaydı, bence EFSF ve SPIV tahvil pazarında ateşi söndürerek AB krizini çözmeye yeterli olurdu.  Zaten, bir kez bu iki fon devreye girsin, ardından bir şekilde IMF de elindeki kaynaklarla tahvil piyasalarında itfaiyeci görevini üstleneceğini beyan etmişti. Ama, artık emin değilim.  Bir kere, AB içinde Fransa ve Almanya iki vitesli Avrupa pazarlığı yaparken, Çin, Rusya ve petrol zengini Arap devletlerinin SPIV’a sermaye koymakta nazlanacağı görüşündeyim.

 

EFSF ve SPIV için pazarlıklar sürerken yatırımcılar da İtalyan, İspanyol ve Fransız tahvil satışlarını sürdürerek, AB liderleri üstündeki baskıyı artıracak.  Şu anda bu satış dalgalarına karşı tek koruma kalkanı AMB. O da misyonu icabı bu görevi çok iştahsız ifa ediyor.  Bence AMB’nın ne kadar alım yapacağını görmek için de bazıları tahvilleri şortlayacak. En azından Kasım, hatta Aralık boyunca sürecek piyasalar, AB liderleri, EFSF ve AMB arasında bir satranç oyununa şahit olacağız.

 

Aslında bu oyunu hemen bitirmenin bir yolu var, ama çok pratik değil.  AB liderleri toplanır ve hızla mali uyum (bütçe ve sosyal güvenlik politikalarında entegrasyon) kararı alırlar.  Bu kararı uygulamaya geçirecek takvim de açıklanır.  AMB bu durumda bir sefere mahsus çok yoğun tahvil alımları ile stressde olan ülkelerin piyasalarını yatıştırır.  Ardından da EFSF ve SPIV devreye girer. Zaten, AMB’nın getirileri aşağı itmek için gerektiği kadar alım yapacağını açıklaması ile tüm tahvil piyasaları da ralli yapar. Eğer AB liderlerinden mali uyum kararlılığı görürsem, AB krizinin bittiğine hükmederim.  Aksi halde yılı çile içinde geçireceğiz.

 

 

 

Atilla Yeşilada,

ayesilada@gmail.com

 

 

 

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Bir “Cin” Fikir Daha: “Şark Hizmeti” Geri Geliyor

    Değerli hükümetimizin çok daha değerli kabine üyelerinin kamuda reform çabalarını takdir ediyoruz. Fakat Cumartesi mesaisi gibi 20 yıl...

Kapat