Bayram’da Kurban Biziz

 

Son makaleme yorum atan değerli MF nickli okur:  “Başka bir ülkenin yöneticisine lavuk demek hoş değil. Sıkıysa Türkiye’de bir yöneticiye bunu yaz.”  Haklıdır, bu ülkede de bir çok lavuğa lavuk demek isterim, ama lavuğa lavuk diyenlerin başına ne geliyor bakalım:

 

“Ama bir yerde ders verecekseniz, bir protestoya katılacaksanız, poşu takacaksanız, kitap yazacaksanız aman dikkat. Bir bakmışsınız, terör örgütü üyesi olmaktan yıllarca tutuklusunuz.”  Özgür Mumcu, Radikal, “Durmak Yok, Yola Devam”

 

AKP ve yandaşlarının bir zamanlar tüm laik, Kemalist ve muhaliflere karşı sergilediği o acımasız intikam hırsı Ergenekon’da ifade bulmuştu.  Şimdi intikam okları KCK’ya yöneldi.  Artık durmak yok, Prof Dr Büşra Ersanlı ve yayıncı Rakıp Zarakolu gibi iki saygın düşünür ve insan hakları savunucusu terörden içerde. Benim gibi dandik site yazarını bırakın içeri almak, “mahkeme masrafı olmasın” diye adliye kapısında itlaf ederler.

 

Yahu, öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, iktidar partisi bu sabah İMKB’yi devletleştirdi.  Tahran Borsası ile birlikte kamu yönetiminde olan nadir bir kaç borsadan biriyiz artık. AKP böylesine bir sahip olma ve her direnenin belini kırma şehveti içinde yollarda nara atarken, artık enflasyon canavarını ininden çıkartıp üstümüze saldığı için TCMB’ye serzenişte bulunamam.  Kendimi Sn Erdem Başçı’nın yerine koyuyorum.  Her ay Başbakan Erdoğan’la görüşecek. Başbakan “Kuru tut, büyümeyi pompola” dedi.  Sn Başçı “Sayın Başbakanım, yapmayın, bu ülkeyi enflasyona ezdiriyoruz” diyebilir mi?  Ben diyemem şahsen.

 

Bu mentalite sayesinde 2002 yılından bu yana en yüksek aylık enflasyona mahkum edildik. Enflasyon Canavarı zindandan kaçtı ey halkım, bu Bayram’da kurban biziz.  Çünkü daha enflasyon tsunamisi yeni başlıyor. Elime geçen 3 rapor var.  Yıl sonu TÜFE tahminleri sırası ile %9.1, %9.8, %10 ve üstü.

 

TCMB diyor ki “efendim bu enflasyonun nedeni kamu zamlarıdır, biraz da kurdan sıçrama (pass-through) vardır.  Birincisi zaten geçer gider. İkincisine de hemen yeni para politikası ile engel olduk.”  Maalesef ikisi de doğru değil bu açıklamaların. Enflasyonda beklentilerin rolünü bir kez daha bu satırlarda size anlatmak zorunda kalmayayım.  Türkiye’de yaşayan herkes biliyor enflasyon beklentilerinin geriye dönük olarak oluştuğunu.  Bu sene TÜFE %10’a çıkınca, tüm kayıt içi çalışan ekonomide ücretler de en az %10 artacak. Kamuda otomatik  olarak %10 artacak. Elinde fiyatlama gücü olan bütün aktörler ürün ve hizmetlere %10’dan daha fazla zam yapacak. Enflasyon beklentileri kemikleşecek.

 

TCMB’nin bu mantığa da bir cevabı var:  “Efendim, güçlü kur ve artan çıktı açığı sayesinde 2012’de hem arz, hem de talep kaynaklı enflasyon hızla hedefe doğru geriler”.  Sayın TCMB, birincisi, enflasyonun düşmesi için Döviz Sepeti/TL’nin 2.10’da savunulması yetmez, reel olarak değer kazanması lazım.  Yani, önümüzdeki 12 ay içinde döviz kurunun TÜFE’den daha az yükselmesi lazım.  TCMB buna uğraşıyor ama niye beceremeyeceğini aşağıda anlatacağım.

 

Zaten AKP kurun değer kazanmasına izin vermez. Yıllık ÜFE %13’e yaklaştı.  Yani devaluasyonla ihracatçıya %25 civarında fiyat avantajı sağladınız, bunun yarısını maliyetlerdeki artış aldı götürdü.  AB resesyona gireceği için dış talep de düşecek, bir de kur reel olarak değer kazansa ihracat da göçecek. AKP,  2012 sonunda anayasa referandumu, 2103’de yerel seçime gidecek.  Bu ortamda ihracatın çökmesine, ekonomide yavaşlamaya izin verir mi?  Vermez, o zaman da TCMB kura değer kazandıracak bir para politikası asla izleyemez.

 

Ayrıca, eğer AB krize acilen çözüm bulmazsa, Döviz Sepeti’ni 2.10’da tutmak da hiç mi hiç mümkün değildir. Piyasada döviz talebi spekülatif değil.  İki kaynaktan geliyor.  Birincisi, özel sektör çok fazla döviz açık pozisyonla yakalandı.  Yıl sonundan önce pozisyon kapamak için devamlı spot döviz alıyor.  Artık döviz kredi bulmak da pahalı ve zor, çünkü gelecek sene seküritizasyon ve tahvil ihracı yoluyla dış finansman sağlamak Avrupa bankalarının zayıf durumu yüzünden nerdeyse imkansız.   Spot döviz talebinin ikinci kaynağı ise sıcak para kaçışı.  Yabancı, usandı bu hergün değişen para politikasından, OVP’da tutulmayan yapısal reform vaatlerinden.  Ama daha önemlisi, para yine vatanına dönüyor. TCMB’nin elinde bu iki kaynaktan gelecek döviz talebini karşılayacak rezerv yok.

 

Eğer AB krizi bir an önce bitmez de sıcak para kaçışı sürerse, Döviz Kuru’nu 2.10 veya civarında bir yerde savunmak için tek çare arka kapıdan faiz artıeımına devam etmek. Yani, piyasaya fonlamayı %12.5 civarında yaparak likiditeyi kurutmak.  Ama TCMB bir iki ay daha bu yolda devam ederse, DİBS’de bileşik %12’yi geçecek.  Mevduat da %15’lere tırmanacak. Ülkede konut ve proje kredisi bulunmayacak.  Sonra ne olacak biliyormusunuz?  Sn Başçı Sn Erdoğan’ın karşısına çağrılacak.  Yeniden büyümeye öncelik vermesi rica edilecek.  Yapmazsa, TCMB de devletleştirilecek.

 

TCMB paşa paşa faizi indirince, kur da alıp başını gidecek.  Kur alıp başını gidince enflasyona bir ivme daha gelecek.  Ve enflasyon canavarı bütün kana susamışlığı ile sokaklarda kol gezecek, birikimlerimizi, işimizi, aşımızı, yarınlarımızı çalacak, çalacak, çalacak.  Ahh, bir lavuğa lavuk diyebilseydim, daha da uzun yazardım, ama Bayram’ı hapiste geçirmeye hiç niyetim yok.  Hoşgeldin Enflasyon Canavarı. Sefalar getirdin. Başımızın üstünde yerin var.

 

Atilla Yeşilada,

ayesilada@gmail.com

 

 

 

 

 

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
LiderForex: Super Mario İş Başında…

EUR/USD ANALİZ Mario Draghi'nin Avrupa Merkez Bankası Başkanı olarak ilk hamlesi, yatırımcılara, görevinin hükümetleri kurtarmak olmadığı mesajını vermek olabileceği düşünülüyor....

Kapat