Babacan: Pervasızca Para Basarak Borç Ödenmez



Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, İtalya ve İspanya’nın borcunu kapatmak için para basmasının ciddi sıkıntılara yol açacağını söyledi. Son dönemlerde İtalya ve İspanya’nın ciddi miktarlarda para bastığına dikkat çeken Babacan, “Para basmakla borç ödenmez. Çok borcun varsa bütçene çeki düzen vereceksin.” dedi. İtalya ve İspanya’nın ne yapılması gerekiyorsa bir an önce yapması gerektiğini vurgulayan Babacan, “Somut adımlar atılması gerekiyor. Yoksa bu sıkıntıyı çözemezsiniz. Merkez Bankası, para basarak geçici süre destek olabilir. Ama karşılıksız parayı sürekli basarsanız yarın bütün dünyayı bir istikrarsızlık dönemine sürüklemiş olursunuz.” uyarılarında bulundu. AB’nin tek para birimi kullandığını dile getiren Babacan, borcu yüksek olan İspanya ve İtalya gibi ülkelerin bu borcu kapatmak için Merkez Bankası’na para bastırttıklarını aktardı. “Bastığın paranın değeri ne olacak.” diye soran Babacan, “Sıkıştığında para basıyorsun. Dünyanın güvendiği bir para birimine pervasızca basıp dağıtmak dünya ekonomisini riskli bir döneme sokar.” şeklinde konuştu.Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO)’nda işadamlarıyla bir araya geldi. Babacan, burada yaptığı konuşmada, küresel konjonktüre bakıldığında sıra dışı dönemden geçildiğini söyledi.

Dünyanın daha önce görülmemiş türden ekonomik ve finansal sorunlarla karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Başbakan Yardımcısı, şöyle devam etti: “Yani bu dünyada yaşadığımız hele hele yanı başımızdaki Avrupa’da yaşananlar, daha önce belli bir tarih diliminde yaşanmış sonuçları da şöyle olmuş diyerek mukayese edebileceğimiz gelişmeler değil. Bu, neredeyse ilk örneği diyebileceğimiz türden gelişmelerdir.”

Türkiye olarak gelişmeleri yakından takip ettiklerini ifade eden Babacan, “Bir yandan Hazine Müsteşarlığımız, bir yandan Merkez Bankamız, bir yandan BDDK, bütün bunlar G20 ve onunla ilgili yapılarda faaliyet gösteriyor. Daha önce içinde olmadığımız yapılarda artık Türkiye bu son yıllarda girmiş durumda, küresel, ekonomik, finans sistemiyle ilgili alınan karar mekanizmalarının içerisinde artık biz varız.” diye konuştu.

Babacan, Türkiye’nin dünyanın en büyük 16′ncı ülkesi olduğunu ve en büyük 10 ekonomisinden birisi olmayı hedeflediğini hatırlatırken, böylesine ticaret ve finansman kanallarıyla, dünya ile çok yoğun şekilde entegre olmuş Türkiye’nin Avrupa’daki gelişmelerden izole olması bu gelişmelerin tamamen dışında kalmasının mümkün olmadığının altını çizdi.

“PEK ÇOK ÜLKEDE SİYASİ KARAR MEKANİZMASI ÇALIŞMIYOR”

Babacan, yaşanan sorunların özüne bakıldığında pek çok ülkede siyasi karar mekanizmalarının çalışmadığı veya çalıştırılmadığının görüldüğü belirtti.

“Ekonomik sorunlar olabilir ama çaresiz, çözümsüz bir sorun yoktur.” diyen Başbakan Yardımcısı, şunları kaydetti: “Bunların hepsinin çaresi var, hepsinin çözümü var. Ancak bu çözüme ulaşabilmek için siyasi karar mekanizmalarının karar almaları ve somut adım atması gerekiyor. Karar alınamadığı zaman bu adımlar atılamadığı zaman problemler büyüyerek tekrar tekrar önünüze geliyor, karşınıza çıkıyor. Bir yangın küçükken bir kova su ile söndürebilirsiniz. Bir kova su ufak bir yangını söndürmeye yeter ama uzun süre beklerseniz, o yangın bütün binayı sarar, arkadan yüzlerce ton su getirseniz havadan su boşaltsanız 10 tane itfaiye aracını boşaltsanız o yangını söndürmeye kafi gelmeyebilir.”

“ABD VE AVRUPA KARAR ALMAKTAN KORKUYOR”

Ali Babacan, ABD’de kongre ve yönetimin ayrı ayrı noktalarda olduğunu, karar almak için kongre ile yönetimin ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak, Amerika’nın tarihinde ilk defa kredi notunun düştüğünü hatırlattı.

Avrupa’da da durumun çok farklı olmadığına işaret eden Babacan, “AB, 27 ülke. Bu 27 ülke karar almada noktasında korkuyorlar. ‘Acaba bu kararı alırsam başıma bir şey gelir mi?’ diye düşünüyor. Bu durumda ekonomik sorunların çözülmesi mümkün olmuyor. Bu işler çok öyle aya insan göndermek gibi, uzaya roket fırlatmak gibi ince matematik hesabı isteyen şeyler değil. Bir ülkenin borcu çoksa bütçe açığına dikkat etmesi lazım. Çok basit bir matematik hesabı lazım. Sağlamlık öyle lafla olmaz. Sağlamlık öyle lafla olmaz. Sağlamsan sorunu rakamlarla ortaya koyacaksın. Bize güvenin bize bir şey olmaz böyle bir dönemde değilsiniz. Herkes tedbirini alacak. Açığı olanlar açığını kapatacak. Biz güvenmiyorsunuz. Mali bünyenizi sağlam tutun dünya size güvensin.” diye konuştu.

Bazı ülkeleri 2007 yılından beri sürekli uyardıklarını anlatan Babacan, şöyle devam etti: “Göz göre göre problemler birikiyor. Bu problemler hepimizin başına ciddi sorunlar açıyor. Göstergeler yanılmaz. Bazı ülkelerde sıkıntılar çıkacağı belliydi. Yıllardır bu sıkıntılar vardı. O sıkıntıları çözmek için adım atmasanız, attığınız adımlar ve aldığınız kararlar bu sıkıntıyı daha da arttırıyorsa şaşırmamak gerekir.”

“GÖZÜMÜZÜ KIRPMADAN KARARLAR ALACAK BİR SİYASİ YAPIMIZ VAR”

Türkiye’nin 2011 yılında yapılan referandumdan güzel sonuçlarla çıktığını, seçimlerde de halkın iradesinin güçlü bir şekilde ortaya çıktığını dile getiren Başbakan Yardımcısı Babacan, bununla birlikte Türkiye’nin, karar alma mekanizmaları bakımından pek çok ülkeden ayrıştığını kaydetti.

“Gözümüzü kırpmadan kararlar alacak bir siyasi yapımız var.” diyen Babacan, “Bununla birlikte çok hızlı kararlar alabiliyoruz. Hep uzun vadeli adımlar atıyoruz. Hep ileriye bakıyoruz. Korkmadan yürüyoruz. Uzun vadede milletimizin çıkarına işler yapıyoruz. Halkımız bunu anlıyor.” ifadelerini kullandı.

“TÜRBÜLANSIN TÜRKİYE’YE ORTA VE UZUN VADEDE OLUMSUZ BİR ETKİSİ OLMAYACAK”
Avrupa ve Amerika’ya acil reçete gerektiğine işaret eden Babacan, liderleri siyasi ifadeleri bir kenara bırakıp ülkelerinin geleceği için karar almaya çağırdı.

Türkiye olarak süreci yakından takip ettikleri bilgisini veren Babacan, “Küresel karar alma mekanizmaları içindeyiz. Çok sık telefonla görüşmeler yapıyoruz. Kapalı kapılar ardında yapılan toplantılarda bir endişe var. Buda bizi ürkütüyor. Dünya şu anda güçlü siyasi liderlere muhtaç. Türkiye’de siyasi iktidar ve güven ortamı çok iyi. Halkımızın hükümete güveni tam. Güven ve siyasi istikrarın sağlam olmasına rağmen biz bu türbülansa girdik. Bu türbülansın Türkiye’ye orta ve uzun vadede olumsuz bir etkisi olmayacak. Türbülans bittiğinde Türkiye yoluna devam edecek. Tıpkı 2008-2009 döneminde olduğu gibi Türkiye en hızlı çıkan olacak. Hele hele bu sene farklı bir yapıda giriyoruz. Bankacılık sistemimiz güçlü. Avrupa bankalarını sermayeleri çok düşük. Türkiye’deki bankaların sermayeleri OECD en üst seviyesinde. Bu tür dalgalanmalarda bizim bankalarımızın bilançoları çok iyi. Bir şey olmaz.” açıklamasını yaptı.

Babacan, haktan da borçlanma konusunda dikkatli olmalarını istedi. Türkiye’nin bir israf ekonomisi olmaması gerektiğini vurgulayan Babacan, “Günlük alışverişleriniz olduğu gibi devam etsin. Ekonomik yapımız sağlam ölçülü olmak gerekir. Herkes ayağını yorganına göre uzatsın.” uyarısında bulundu.

(CİHAN)

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Dış Ticaret Endeksleri Arttı

Dış ticarette, haziran ayında geçen yılın aynı ayına göre ihracat birim değeri yüzde 19,3, ithalat birim değeri yüzde 21,3 artarken,...

Kapat