Babacan: Güveni Sağlayamazsanız, Risk Büyür

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, “2012′de yüzde 5′in altında  büyüme sürpriz olmamalı” dedi.
 

Bloomberght’de katıldığı programda soruları yanıtlayan Babacan  küresel bazda tablonun pek içaçıcı olmadığını belirterek güven vurgusu  yaptı.
 

Babacan küresel ekonomideki resesyon riski ile ilgili “Pek çok büyük  ekonomiye baktığımızda kamu borç stoğu ciddi şekilde hissediliyor.  Bankaları kurtarmak için adılan adımlar bugünlere miras kaldı.  Piyasalarda güven ortamı bozulduğunda resesyon riski de beraberinde  geliyor. Güveni sağlayamazsanız, risk büyür.” dedi.

 
“2008′de atılan adımlar nasıl ki bugüne kötü bir miras olarak kaldıysa  merkez bankalarının çözümü ertelemek adına attıkları adımlar da  geleceğe miras kalacak.” diyen Babacan “Günde yüzde 3 – 5 gibi inişler  çıkışlar hiç hayra alamet değil, PMI rakamlarının yüzde 50′nin altına  düşmesi önemli bir gösterge ve maalesef büyük ekonomilerde siyasi  kararlar geç çıkıyor.” açıklamasında bulundu.
 

Babacan, geleceğinden korkan insan için vergi düşse de çıksa  farketmeyeceğini, alışveriş yapmayacağını belirterek bu durumda da ekonominin çarklarının dönmeyeceğini söyledi. Babacan, küresel bazda  genel itibarla ekonomik tablonun pek içaçıcı olmadığını söyledi.
 

“Türk Lirası’ndaki değer kaybı böyle bir ekonomik konjonktürde şikayet  etmemiz değil, memnun olmamız gereken bir konu.” diyen Babacan, “TL’de  bir miktar değer kaybı gelişmekte olan ülkelerin beceremediği bir  tablo. Serbest kur rejiminin devam etmesini istiyoruz, bizim resmi  politikamız da bu.” açıklamasında bulundu.
 

İsviçre Frangı’nı örnek göstererek “Normal bir dönemde değiliz, pek  çok ülke garip garip işler yapmaya başladı.” diyen Babacan, “Eğer  piyasada belli yönde dinamikler varsa merkez bankalarının otoriter bir  şekilde kuru belli bir yerde tutma çabaları belki kısa vadede sonuç  verir ama uzun vadede duvar yıkılır.” yorumunda bulundu.

 

Küresel ikinci dip riski ile ilgili “3-4 ay öncesine göre ihtimal daha  yüksek görünüyor” diyen Bakan Babacan, “Her ülkenin kendi iç dinamiği  bunu şekillendirecektir. Ekonomilerin birçoğunun başında siyasi açıdan  yıpranmış iktidarlar var. Görüyorlar ama yapamıyorlar. Umarım aklı  selim galip gelir. Liderlerin kendi siyasi bekasını düşünmeden ülkesi  için doğru olanı yapması gerek. Türkiye’deki kadar güçlü bir siyasi  irade olsun bu sorunların hepsi çözülür.” yorumunda bulundu.
  

Babacan, Türkiye’nin yapması gerekenler ile ilgili, “Politikalarımızı  sıkılaştırma ya da gevşetme yönünde ayarlayacağız. Para  politikalarında genişleme varken aynı anda da mali poltikada gevşeme  olursa bu bizi zor durumda bırakabilir. Sağlam bir mali duruşla  gerekirse gevşetme yönünde adım atacağız. Otomatik pilotla değil  manuel uçacağız.” açıklamasında bulundu.
 

Yatırımları cezbedebilmek için pek çok ülke reformlarını hzılandırdı.  Bu dönemde Türkiye geride kalmamalı” diyen Babacan, “İstanbul’un  uluslararası finans merkez olmasını sağlayacak çalışma içerisindeyiz.  Ayrıca eğitim sitemi de önemli. Eğitim politikasında çok köklü  reformlar yapmamız lazım. Yüksek katma değer yaratmak gelişmiş iş  gücüyle mümkün.” yorumunda bulundu.
 

İthal ikameci bir yaklaşımın doğru olmadığını vurgulayan Babacan,  ”İthal ettiğimiz ürünler neden Türkiye’de üretilmiyor, buna bakıyoruz.  Eğer bir ürünü üretmek ilelebet taşımak zorunda olacağımız bir  sektörse buna hiç gerek yok, ithalata devam diyoruz.” açıklamasında  bulundu.
 

“Türkiye bazı sektörlerde küresel rekabet gücüne sahip, bazılarında  değil.” diyen Babacan, “Bu konularda illa Türkiye’de üretim yapalım,  diye ısrarcı olmamak lazım.” yorumunda bulundu.
 

“2011′in ikini yarısı ve gelecek yıl büyüme rakamımız düşecek” diyen  Babacan, “Bir miktar enflasyon yüksek seyredebilir ama sonrasında  düşmesi gereken noktaya düşecek. 2012′de yüzde 5′in altında büyüme  sürpriz olmamalı. 2011′de büyüme yüzde 6 düzeyinde olabilir. Dünya  genelinde ise büyüme rakamları düşecek, bu sebeple bu rakamları  azımsamamak lazım.” açıklamasında bulundu.
 

“Her ay cari açık ve büyüme tahmini çalışıyoruz. Sağlıklı tahmin     yapmanın çok zor olduğu bir dönemdeyiz.” diyerek Orta Vadeli Program  öncesinde büyük ekonomilerdeki trendeleri okumak istediklerini  belirten Babacan, programı 17 ekim tarihinden önce açıklamayı  planladıklarını söyledi.
 

Babacan, “Merkez Bankası’nın fiyat istikararı konusunda bir risk  görmediğini belirterek “2012 sonu itibarıyle yüzde 5′e doğru seyreden  bir enflasyon  bekliyoruz. Asıl riskimiz durgunluk, enflasyon değil.  Hazine bono faizleri enflasyon konusunda daha önemli bir gösterge,  kurun bundan sonraki aylarda seyri enflasyon için önemli.”  açıklamasında bulundu.
 

İlave tedbirler devreye girdiğinde cari açığın önümüzdeki dönemde  kademeli olarak düşüş sergileyeceğini vurgulayan Babacan, “Dünyada şu  an likidite bolluğu var. Bu, birkaç yıl daha sürecek. Likidite bolluğu  azalınca cari açığın finansmanı zorlaşabilir. İç taleple ilgili  yavaşlama sinyali cari açık üstünde olumlu etkiler gösterecek.”  açıklamasında bulundu.
 

Faiz dışı gelirlerin banka bilançoları açısından önemli bir unsur  olduğunu belirten Babacan, “Bankaların bilançolarını korumamız lazım.  Bu sektör için önemli. Maliye politikalrını ve bankaları sağlam  tuttuktan sonra bunlar yönetilebilir.” dedi.
  

“Aşırı frenden kaçınırken kontrolsüz şekilde de hızlanmamamız  gerekiyor. Harcamalar konusundan dikkatli olunmalı.” vurgusu yapan  Babacan, “2009′dan itibaren tüketici kredileri tamamen Türk  Lirası’ndan veriliyor. Halkımız, BDDK’nın internet sitesinden  bankaların işlem ücretlerini görebilecekler. Kredi kartı  komisyonlarının sınırı yasayla belirlenmiş durumda.” dedi.

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Eti Yatırım: IMKB İlerleyen Saatlerde Toparlanacak

Güne zayıf başlamasını beklediğimiz IMKB’nin ilerleyen saatlerde toparlanacağını ve günü 55.500 seviyesinin üzerinde tamamlamaya çaba göstereceğini tahmin ediyoruz.    Destekler:...

Kapat