Atılım Murat: Euro Niçin Çökmüyor?

Olayların stabilize olması açısından, cuma günkü zirveden umutluyum. İki hafta öncesine kadar pek ışık yoktu. Bugüne bakarsak; Avrupalı politikacılar, oluşan zararı ellerinden geldiğince kamulaştırmaya niyetli gözüküyorlar. Sistemin iflasını ve bunun yol açacağı ekonomik depresyonu engellemek için her çareye başvuracaklar. Maliyeti de insanlara yükleyecekler.
 

Zirveden çıkacaklara rağmen, mevcut yapı sürdürülebilir mi? Çok büyük bir olasılıkla ‘dağılma’ yaşanır. Maastricht ve Lisbon antlaşmaları, Euro Bölgesi’ndeki hedefin ‘üye ülkelerin ekonomik performanslarının yakınsaması’ olduğunu söylüyor. Bu yakınsama gerçekleşmediği için büyük bir kriz çıktı. Yakınlaşma gerçekleşecek gibi de gözükmüyor. Sistem işlemiyor. Sistemin çalışması için güçlü bir mali birliğe ihtiyaç var. Yakınsama olmazsa, güçlü bir mali entegrasyon da gerçekleşmez.

 
Dağılma hızlı bir şekilde olmayabilir. Zira kriz tam gaz devam ediyor. Dağılmanın bugün olması, büyük bir depresyona yol açar. Bazı ülkelerin sistemden çıkartılması için gerekli düzenlemeler yakın zamanda kanunlaştırılır.  Durum biraz dengelendikten sonra, bu konular konuşulur.

 
EUR/USD Mayıs 2010′da 1.19 seviyesinde idi. O tarihten beri yapılan ‘Euro çökecek’ tahminlerine karşın, euro inatla güçlü kalıyor. Son 1,5 yılda, ‘Bu haftaki toplantıdan da bir şey çıkmazsa euro biter’ cümlesini defalarca kez duymuş olabilirsiniz. Son dönemde bile spekülatörlerin euro-satış pozisyonunda oldukları görülüyor. Buna rağmen; Euro yakın geçmişteki zirvesinden sadece yüzde 6 aşağıda bulunuyor.
 

Eurodaki çöküş senaryoları ile ilgili bazı gözlemlerde bulunalım. Arızalı bir para sistemi içinde bulunan aşırı borçlu ülkeleri sert tedbirler almaya zorlarsanız, ekonomileri daha da zayıflar. Vergilerin arttırılması ve harcamaların kısılması, açıkları yükseltebilir. Teorik olarak; mali açıkların güçsüz bir euro yaratması beklenebilir. Tabii yorum yaparken, Avrupa Merkez Bankası’nın(AMB) operasyonlarını da iyi anlamak gerekiyor. Korkulanın aksine; AMB’nin tahvil alımları enflasyon yaratmaz. Operasyonlar; reel ekonomideki sermaye akımlarını veya toplam euro miktarını değiştirmiyor. Bankaların AMB’deki hesaplarında hareket oluyor. AMB, bir yandan harcamaların kısılmasını istiyor, öte yandan tahvil alımı yapıyor. Devlet harcamalarının düşmesi, toplam talebi düşürür. Bu da düşük enflasyon ve güçlü para birimine yol açabilir. AMB’nin yaklaşımı ve politikası, şu aşamada euroda bir çöküşe yol açacakmış gibi gözükmüyor.

 
AMB, dolar ya da başka bir parada direkt alım yaparsa enflasyon yaratabilir. Tek yol bu. Tabii AMB güçsüz bir euro istese de bu yolu izlemez. Çünkü felsefe olarak euronun ‘rezerv para’ olmasını istiyor. Döviz biriktirme politikası izleyerek, ‘Euronun gücü rezervlerinden geliyor’ izlenimi yaratmaz.

 
Ticaret tarafına bakalım. Euro Bölgesi’nde bir resesyon var. Bunu tartışmak bile abes. Yüksek cari açık nedeniyle TL zayıflayacak yorumlarından feyzalmak istiyorum. Euro Bölgesi’nde bir cari işlemler sorunu da yok. Euro Bölgesi ticari açıdan kendi kendine yeten, kapalı bir ekonomiye sahip. Bu yapıda ekonomi zayıflarken ithalat eğilimi de azalıyor. Talepteki düşüş nedeniyle ticaret açığı düşüyor. İhracatta bir düşüş görülmüyor. Hatta; ithalattaki düşüş sert olursa, ihracatta bir yükseliş bile olabilir. Bu durumun da ‘euro-çöküş’ senaryosu ile bir ilgisi yok.

 
Almanya ‘Eurodan çıkıyorum’ demedikçe, AMB doğrudan döviz almadıkça, euroda çöküş nasıl yaşanacak?

 

Atılım MURAT

Dünya Gazetesi

 

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Seyfettin Gürsel: Enflasyonla Başımız Dertte

Esas endişelenilmesi gereken, yüzde 10′luk psikolojik eşiğin aşılmış olması değil enflasyonun yapısal katılığı.   Bugün Avrupa’yı durgunluğun ve dağılmanın eşiğine...

Kapat