AB Dipsiz Bir Kuyu Artık

Son iki yıldır AB borç krizini konuşuyor tüm dünya.  AB li liderler sürekli buluşuyor, G-20 toplanıyor, durmadan kararlar alınıyor. İki yıldır bir çok toplantıya, çözüme tanık olduk.

Ve artık AB borç krizinde cevabını bulmaya çalıştığımız sorular borç krizinden ziyade sorunlu ülkelerin iç politikaları, iç dinamikleri, örneğin:

–          “ Çin AB ye yardım edecek mi?”

–          “Yunanistan referanduma gidecek mi?”

–          “Papendereu istifa edecek mi?”

–          “İtalya, hangi milletvekilleri istifa etti..”

Avrupa’da siyasi bir birliğin olmadığını, çözüm için karar alma iradesinden çok çok uzakta olduğunu uzun zamandır bir çok kişi söyledi.

Sanırım bir süre sonra AB’li liderler borç krizini unutturmayı başaracaklar. Ama bunu çözüm bularak yapacaklarını sanmıyorum ! Dünya kamuoyunun son zamanlarda yaptığı gibi biz artık; Yunanistan’daki gösterilere odaklanacağız, referandum sürecini sorgulayacağız fakat bir taraftanda kulağımız İtalya’da hükümetin son durumunda olacak!  Yani artık borç krizinden ziyade iç siyaset, politik çekişmeler vs ile ilgileneceğiz, krizin asıl kaynağı olan borç krizi dışında herşeyi konuşacağız.

Avrupa’daki borç krizi dipsiz bir kuyuya dönüşmüş durumda. İki yıl önce en azından çözümler okurduk yada uzmanlar “çözüm” önerirdi. Ancak, artık aklı başında hiç bir uzman çözüm dile getirmiyor!

AB borç krizinde ilginç durumlardan birtanesi, birliğin sadece iki tane değişmeyen lider ülkesinin olması, Almanya ve Fransa. Yani Yunanistan’da yaşayanların yada İtalyalıların kaderini Alman Merkel yada Fransız Sarkozy belirliyor!

Son Papandreu’nun Merkel karşısında “el-pençe divan” duruşuna, Yunan kamuoyu nereye kadar katlanır diye sormak lazım! Tabii bunları artık sorgulamak için çok geç kaldılar…Bir süre sonra AB’den çıkmak için gösterilerin başlaması sanırım en doğru hareket olur Yunanistan için. AB olmasaydı Yunanistan bu durumlara düşmezdi.

Krizde güçlü ekonomiler daha da güçlenirken zayıf ekonomiler ise daha da zayıflıyor. Oluşan kaos ve belirsizlik Euro’nun değerlenmesini önlüyor, bu durum ise Almanya ve Fransa gibi ihracatı olan ülkelere büyük avantaj sağlıyor ki bu iki ülkedeki işsizlik rakamları bunun en önemli göstergesi. Fransa ve Almanya için tek olumsuz kısmı ise bankacılık sektörlerinin bu ülkelere vermiş oldukları krediler.

AB’deki krizin uzun yıllar devam edecek. Bugün Yunanistan, yarın daha büyük sorun İtalya, daha büyüğü İspanya ve bu şekil devam eden sorunlar yumağı gelecek yıllarda tüm finans piyasalarını bekliyor olacak.

Sorunu daha zor kılan üretimin artık Çin’e kaymış olması ve yaşlı Avrupa’nın yeni dünya ile rekabet edemiyor olması. Çin her yardımında, Avrupa’dan tavizler koparacak, aynı Avrupa’nın Osmanlı’ya yaptığı gibi…

Toplumlar her zaman bugünlerini sorgulamalı, ki yarınları ipotek altında olmasın. “Biz nasıl bu kadar tüketebiliyoruz, nasıl kişi başına bu kadar milli gelir düşer, ne üretiyoruz, tükettiklerimiz nerden geliyor…”  her toplumun en zengin dönemlerinde sorması gereken başlıca sorular…

Serdar Kaya
Ekonomi Haber Yorum

 

 

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Cüneyt Başaran: 2011′de Enflasyon Düşer Demiştik Olmadı, Seneye Söz!

Dün Avrupa Merkez Bankası yeni başkanı Mario Draghi ilk aylık toplantısını yaptı. Bir çok uzmanı şaşırtan Draghi, beklenmedik bir şekilde...

Kapat