A.Savaş Akat: Mukayeseli Büyüme: Yakın Geçmiş

Bir hafta içinde önemli veriler açıklandı: Şubat sanayi üretimi, dış ticaret miktar endeksleri, ödemeler dengesi; mart tüketim eğilimi, kredi-mevduat hacmi ve Nisan Beklenti Anketi. Dünyada da ilginç gelişmeler var: Petrol fiyatı, euro’nun yükselişi, Portekiz’in durumu vs. Şimdilik girmiyoruz. Zaten her şeyi günlük izlemek gerekmiyor.
 

Onun yerine Türkiye’nin büyüme performansına odaklandık. Geçen yazıda Pennsylvania Üniversitesi verilerini (Penn Tables) kullandık. 1950-2000 döneminde Türkiye’yi Arjantin fiyaskosu ve Kore mucizesi ile karşılaştırdık.
 

İlginç bir sonuca ulaştık. Türkiye’de kişi başına gelirin ABD’ye oranı elli yıllık dönemde sabit kalıyor. Yani savaş sonrası dönemde Türkiye büyüyor ama nispi fakirlik döngüsünü kıramıyor. “Yerinde sayan Türkiye” diye özetledik.
 

1998’den bugüne
 

Bugün mukayeseyi yakın geçmişe taşıyoruz. Geri planda önemli bir soru yatıyor. Acaba 2000 sonrasında uygulanan politikalar Türkiye’nin büyüme performansını etkiledi mi? Ya da uzun dönemli büyüme eğilimi değişti mi?
 

İdeali bu soruya da aynı veri setini kullanarak cevap aramak olurdu. Maalesef bunu iki nedenle yapamıyoruz. Bir: “Penn Tables” verileri 2007’de bitiyor. İki: Daha gerçekçi olan 1998 bazlı milli gelir serisini kapsamıyor.
 

Neyse ki 1998-2009 için Dünya Bankası’nın satınalma gücü paritesine göre kişi başına gelir serisi var. Ancak bu kez hesap birimini değiştirip diğer ülkeleri Türkiye’nin yüzdesi olarak ifade ettim. Ülke seçiminde Arjantin’i çıkardım, Kore’yi tuttum. Üç yeni ülke ekledim: Çin, Hindistan ve Tayland. Orada kestim. Karmaşık grafikler zor anlaşılıyor.
 

Bu ülkeler gelişmişlik açısından homojen değil. Kore artık gelişmiş ülke; kişi başına geliri Türkiye’nin iki katından fazla. Onu sağ eksende gösterdim. Diğerlerinin kişi başına geliri Türkiye’nin altında; sol eksene koydum.
 

Eğilim değişiyor
 

Bir özellik derhal göze çarpıyor. 1998-2009 arası çok net şekilde iki alt dönemden oluşuyor. 2003’e kadar dördü de Türkiye’den daha hızlı gelişiyor. Buna karşılık 2003 sonrasında işler karışıyor. Farklar beliriyor.

 
2003 sonrasında ne oluyor? 2004-2009 döneminde ikisi (Kore ve Tayland) çok net şekilde Türkiye’den yavaş büyüyor. Kore Türkiye’ye kıyasla ciddi irtifa kaybediyor. Tayland ise Türkiye’nin tekrar farkı açtığını görüyor.
 

Hindistan arada kalıyor. 2004-2008 arasında yatay seyrediyor. Büyüme hızı eşit demektir. 2009’da küresel krizden az etkilendiği için eğri yukarı dönüyor. İlginç şekilde, 2004-2006 arasında Çin de yatay seyrediyor. Beklemiyordum. 2007’de Çin yeniden zıplıyor. Özellikle krizde Türkiye’ye fark atıyor.
 

Bence manzara açıktır. Sayılar 2004’ten itibaren Türkiye’de büyümenin hızlandığına işaret ediyor. 2010 sonuçları bu eğilimi daha belirgin hale getirecektir. Devam etmek istiyorum.

 
Asaf Savaş AKAT

Vatan Gzetesi

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Fatih Özatay: Kısa Vadeli Sermaye Girişi Azalıyor mu?

Bankalar ve şirketler uzun vadeli borçlanabilmiş. Uzun vadeli kaynak kullanımı da kısa vadeli kullanımlarını aşmış.   Şubat ayı ödemeler dengesi...

Kapat